|
15 Şubat 1980 MEVLÂNA’yım ben! 1 Geldim günü bilene, elinden gelene, gülene selam olsun,
değirmene un gelsin, buğday veren un alsın, huzursuzluk son bulsun.
Ocağın tüteceği, elinden tutacağı göresin, 'Şükür
ALLAH'ım!' diyesin. 2 'Dağdan taşı alayım, derde deva bulayım, HAK
YOLU'nda kalayım.' diyesiniz, niyaza öyle durasınız. 'Dağın taşı
nerdedir?' denilirse, 'HAK denilen yoldadır.' diyesiniz. (Kime?) Cümlenize. 3 "Çevreyi aldım kola, gönlümü verdim kula, beraber
gidelim yola." dedi, YUNUS'um sözü aldı: 4 "Rengi rengine uysun, kulu dengini bulsun, 'Andım
geldim.' diyene HAK beklenen sözü versin. Yoncayı bölmeyelim, almadan
dönmeyelim, yapıya sözü bağladık, sözümüzde kalmayalım." dedi,
YUNUS'um yürüdü. 5 Diyarından gelene, işinden söz edene
sözümüz açık. Karşımızda olana. Kapattığını değil,
açacağını düşünsün, asmaya su götürse, dalından alacağını
düşünsün. Evet. Alandan olalım, VEREN'i bilelim, olduğumuz gibi
kalalım. 8 Çanak çömlek DOST KAPISI açtırır, aç olana
niyazını ettirir, komşu komşuya sırat köprüsünü geçirtir. 'Sırat
köprüsü var mıdır?' diyene de ki: 'Sırları attığında, köprüyü
geçtiğini görürsün.' Unutulmasın, aç sofrayı açtırır, doyurduğun
köprüden geçirir. 9 Ağacın gölgesine duralım, DOST KAPISI'nı
niyaz ile vuralım. 'SEN'den gelene EYVALLAH dedik, SEN'den geleni niyaz ile
yedik.' diyelim, şafakta yerden göğe yükselen sese kulak verelim,
niyaz ile biz de o seslere katılalım. Güneş'ten gelenin, cümleye verenin
vergisine talib olalım. Niyazının gölgesiz olduğunu bilesin. Gelenin
kementsiz olacağı bilinsin. Danışılan, duanın direğidir,
dünyanın gereğidir. Oyuna gelir, sevgisi çok olur. NUMAN sözünü verdi,
dünyada sıkıntıya perde gerdi. 10 Aydan yere ışık getirir, DOST yolunu
dileyene açtırır, aşacağı yolu seçtirir. 'Görgüyü aldığımız,
yerden serden sorduğumuz, günü gelmedi denilir, meyve oldukta yenilir.
Değil. Olmuşu bekleyecek, kaderine ekleyecek, dağılanı
toplayacak, kar misali her dilediği günü paklayacak. 11 Elekten elenen, bohça ile belenene yeterli
diyelim, bal ile yiyelim, balı sirke ile karmayalım, zayıf geleni yormayalım,
elde olanı vermeyelim. Alacağız güleceğiz, sevgi ile
sarılacağız. Kendini, kendine harcama! Sen, senden sorumlusun. Kucak,
sevilene sevene, cümle kendini bilene açıktır. Demde kaydım görülür, sanma
ömrün bölünür. Dumanını dağıtasın, sen kendini eğitesin,
bildiğini öğütesin. ALLAH'ıma emanet olunuz. 12 Hastadan sorulana, değişini
değil gelişeni bildiresin. İlacını sorduğun, 'Hasta mıdır?'
dediğine daha önce soruldu. 'Yerden mi gökten mi?' diyene sözüm,
HAK'tandır. 13 Dağdan bağdan diyelim, yuvada huzur bulalım,
yaprağı ağaçta sayalım, kökünü bizden bilelim. Sözümüz YUVA'yadır.
Derman dileyene yardımcıyız, atılana satılana değil dağılana
yardımcıyız. ALLAH'a ısmarladık. 14 Almaya vermeye, çamaşır sermeye,
toplayıp dürmeye gelenden yardım vereceğiz, cümleye ileteceğiz. ALLAH'a ısmarladık. 15 Yapmayı sorduğun, 'Güzel değil.'
diye yerdiğin, sorumunu bildirecek, sorduğun maniyi kaldıracak. Evet.
Daha önce sorulan, yeterli dedik. Gelen güne geçerlidir. ALLAH'ıma emanet olunuz, NUMAN'dan
aldığını biliniz. ALLAH'a ısmarladık.
|