|
12 Ocak 1982 MEVLANA’yım ben! 1 Her bileni bilmeyenle bir ettik. Attığın her adım ALLAH’ıma götürür. Güzel olmayan söz dilde kalmaz. ALLAH’ım yazdığını okutur, her kuluna dokutur, senden sana söyletir, bilmeyeni ağlatır. 2 Her sabah O’ndan geldiğini düşün. ‘ALLAH’ım! SEN’in ile SEN’den geldiğimi, SEN’in ile dünyada olduğumu, SEN’den aldığım ile dolduğumu gördüm. Bilmeyen SEN’dendir, SANA havale ettim. Gördüğüne inandığım, sabrına sığındığım. Suyun aktığı yerden aldığım gerçeğin aynasında yolumun açıldığı günden, kayguya kapıldığım güne kadar, gayreti sildiğim kanısındayım. İnandığım SEN’sin, güvendiğim SEN’den gelen. SEN bilirsin, kaygumu SEN silersin.’ 3 DOST elden geçmez, DOST’u sileni gölgesi seçmez. Sayfada okunan, kayguyu silmeyi denediğin halde, ‘Elden tutmaz.’ dediğindir. Elden asla bırakmaz. Aykırı gelen gününü bekler. ALLAH’ım düzene uymayanı düzeltir. Korkuyu sildiğin gün, açık olanı göreceksin. ALLAH’ıma havale et. Olacaktan gelecekten sorumlu değilsin. Korkun, sorumluluktandır. Gölgeden sıyrıldığın, hakkı ile HAKK’ı bulduğun günden beri, her adımında HAK’tan İZİN olduğunu bilesin, ER kuluna verilen haldesin. 4 Sabırdan aldığın nasip ile; dağılanı toplayacak, geçen günde olanı katlayacaksın. ‘Suçlu muyum?’ deme. Her satır yazıdandır, her olan düzendendir. Sen değil, sana ters gelirler. Açık verelim. Söz sözü silecek, kulu hayır olana gülecek. Sorumlusu sen değilsin, kayguyu silesin. DOST KAPISI’na çivi çakılırsa, çeker atarsın. DOST KAPISI, HAK KAPISI’dır. DOST KAPISI’na çivi çakana, ALLAH’ım körlük verir. ALLAH’ıma havale edelim, olanı görelim. Elbet yönünü bulur. Ne var ki, aldığı yerden böldüğü yere kadar, her zerresi ile hesap verir. Elbet verecek. Verecek bulacak. Aykırı geleni ALLAH’ıma havale et. ‘Hataya düştüm mü?’ demeden. ‘HAKK’ın ELİ elimdir, DOST yapısı benimdir, HAKK’ın dili sözümdür.’ de göreceksin, bulduğun ile kayguyu sileceksin. Selam! Selam! Selam! LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|