22 Ocak 1982
(‘YA ALLAH
BİSMİLLAH.’ ne anlama gelmektedir. ‘Kapıyı açmak için, eşikten
atlamak lazımdır.’ der HAZRETİ MEVLANA. Eşikten atlamak için, kapının açılması
öncelik almaz mı?)
MEVLÂNA’yım ben!
1 Kuşak aldık takalım, kainata gönül gözü ile bakalım,
güzel hali yolumuzca çekelim. ‘YA ALLAH.’ dedikte, YARATAN GÜCÜ’nden,
YAŞATAN yerine, GÖZETEN diyelim. Yaşatmak, yaratılıştandır.
Yaratılmış isen yaşarsın. Az ile çok senden değil, O’ndandır.
‘Yarattın, ADIN ile yaşat.’ dedikte, gözetildiğin açıktır. Asla
kulunu bırakmaz.
2 Yol bizden geçmez, biz yolu geçeriz. Yol bizi seçmez. HAK
ile BİR oldukta, yollar birbirine eklendik te; yolu sözü geçersin,
AŞK ateşine düşersin. Yanmak değil, sinmektir; sönmek
değil, küllenmektir. Ne deryadan atılırsın, ne deryaya katılırsın.
Geldiğin yerden varacağın hali düşün.
3 “Gamdan uzak kaldıysan, ‘Konuya girdin.’ derim;
‘Eşikten beşikten, soyunu bildin.’ derim.” dedi, YUNUS’um sözü aldı:
4 “Eşiğe düzden gelirsen, kapıyı açık bulursun,
YARDIMCI’n ile buluşursun. Kapı, kul niyeti kurduğu hali ile
uyduğu anda açılır. (Kendini
bilmek olmuyor mu?) EYVALLAH. Halin ile vermedikçe, niyetini haline
uydurmadıkça, kapı asla açılmaz; açılmadığı halde de, eşikten
geçilmez. HAK KAPISI’nın kilidi, niyazındır; ne var ki, gönül ile, hal ile
uyduğun niyaz. (Bunun
da sınavı var mı dır?) Kul niyetine uymayan olaya ‘İmtihan.’ derse
EYVALLAH. Elbet talip olan her kulu, imtihana tabidir kendinden kendine.
5 Gözden gözü siler misin, göz ile sevgini
böler misin; ‘YA ALLAH.’ dedin mi yoldan kalır mısın? ‘YA ALLAH.’ dedikte,
ADI’na bürünürsün; ‘YA ALLAH, BİSMİLLAH.’ dedikte, ADI’na bürünür,
ADI ile gönlünü yıkamış olursun, her güçlüğe karşı durmuş
olursun.
6 Katılalım ER kula, sarılalım her kula, diyelim
‘Geldik dört yola.’ Noktaya varacağız, gönüllerden bulacağız.” dedi,
YUNUS’um yürüdü.
7 “Atı aldım ERLER’e, kumu serdim yerlere.”
dedi, ALİ sözü aldı:
8 “Ayak-ayak gelenler, ‘Ayak.’ deyip gülenler
bilsinler ki, her adım ödevdendir, her yudum kaderdendir. ‘Almaktan bıktım.’
diyen, vermeye yönelsin, desin ki: ‘Bir satır ekten, bir satır HAK’tan.’
Kendine geldiği halde sözünü tutacak, diyecek ki: ‘Ben benimle kalmadım,
ben SEN’den başka ile olmadım, SEN’den aldığımdan asla bıkmadım. Doldum
boşalacağım, amma asla kaynağın başından ayrı
kalmayacağım.’ Selam olsun, selamet bulsun, kaydını gözden geçirsin.
9 ‘YA ALLAH.’ dedik, RESULÜ’nden selamını
getirdik. Kapılar açıldığı, eşikten geçildiği günde, dönen asla
olamaz. (Kapının açıldığını nasıl
anlayacağız?) Gölgenin silindiğinden. Gönlünde hiçbir
gölge, şüphe, korku, kaygu kalmadığı an, ‘Kapılar açıktır, geç.’
deriz. Tek adım yeterlidir. (Yanlış
vermekten korkuyoruz, ne dersiniz?) ALLAH’ım O’ndan vereni hataya
düşürmez.” dedi, ALİ sizlere RESULÜ’nün üç öğüdünü getirdi:
10 “Ayağından başına gerçeksin,
şüpheyi sil; suyun aktığı yerin gerçek olduğunu bil; nerden
ararsan ara, gine de dön kendinde bul. Arama orda burda, ‘ALLAH’ım gönül
yapımda, açarsam kapımda.’ de.
11 Gerçek ayak olmaz, gerçek hayalde kalmaz,
gerçek kovalarsan tutulmaz. Gerçeği kendinde gör. Yaşamak,
yaşatmaktan önemlidir. Seven yaşar, yaşayan sevilir. YUNUS’u
örnek verelim, MEVLANA ile söze girelim. YUNUS MEVLANA yaşar, çünkü
sevendir. ‘Yaşayan sevilir.’ dedik. YUNUS MEVLANA, sevilendir. Cümleniz
seven olunuz ki, sevilen kalasınız.” dedi, ALİ selamladı, yürüdü.
12 “Ayva ile nar ile, sözü aldık YAR ile.” dedi,
YUNUS’um yeniden söze girdi:
13 “Ayva yedim dar geldi, narı yedim söz oldu, her tane
kendini yerde buldu. Aldım alamadım, yere düşeni toplayamadım. Söze söz
katsam, nar gücenir. ‘Ser sevinse de güçlüğü yeneceğim, söze söz
katmayacağım.’ dedim, aklımı güzele taktım, öylece olumuma gerçeği
kattım.” dedi, YUNUS’um yürüdü.
14 ‘Sayfa açık bilelim, her yazılanı okuyalım.’
derseniz, ‘Günü gününe dokuyalım.’ derim. Suyu aldım akandan, çiçeği
sevdim kokandan, ateş gördüm yakandan. Dedim ki: ‘Her yaratılan, kendi
varlığını korur.’ Korumak, kulluğun ve yaratılmışlığın asıl
görevidir. ALLAH’ım düzenine uydursun, olduğu hali kuluna göstersin. (Bulunduğu andaki hali mi?) EYVALLAH.
Kulun kendi hali elbet.
15 YESEVİ’nin selamına selam diyelim,
sorulanı verelim.
ALLAH’ıma emanet olunuz.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH