|
28 Mayıs 1982 (Sözlü Tebliğ) 1 GARİP: Varış, ayrıda olana özlem olur.
Bu gün veya daha sonra, O’nunla olana değil, O’nunla olduğunu bilene. GARİP: KUR’AN’da
taleplerin cevabı vardır. Talip olan her kişi, EMİRLERİ’ni
üstlenen kişilerden olur. 3 Soru: ‘Talip oldum!’ demekle
talip olunmuyor. Himmetten önce, hizmet. GARİP:
‘ESİRGEYEN, BAĞIŞLAYAN ALLAH’ım’ dediğimizde, her adımımızı
o isimle atmayabiliriz. Öyle olduğu zaman, koruyucu ve
bağışlayıcı da olmamız gerekir. 4 Soru: ‘İLM-İ
RABBANİYE’ nedir, lütfeder misiniz? GARİP: Bilgimiz,
kökü buldurur; sevgimiz, meyvesini oldurur. İlm-i Rabbaniye budur. 5 Soru: Balıkesir’de YUVA’mızla
ilgili bir hizmet başlatmak diliyorum. Bir tavsiyeniz var mı? GARİP: Öğrenelim her verileni sevgimiz ile besleyelim. Bilgi KUR’AN’dadır,
görgü kainatta, örgü aklında, sevgi gönlünde. ‘Çayı buldum, aşık
oldum.’ dersen, orda kalırsan; taşıyla toprağıyla yanarsın. Çayı bulduysan
yürü, deryaya varmaya çalış. RUH ile beden arasındaki bağ, ölüm anında,
-MELEKLER’in en güzellerinden- AZRAİL’in yardımıyla kesilir. HAKK’ın
ŞERBETİ sunulur. 6 Soru: ‘HAKK’ın ŞERBETİ’nden murat nedir? ‘Ecel
şerbeti’ diye geçiyor MISRİ’de. GARİP: AZRAİL’in sunduğu şerbette
RESULÜ’nün Nefes’i vardır. 7 Soru: Nefes, ahiret perdesini mi açar? GARİP: EYVALLAH! 8 Soru: İlk mertebenin ‘Ay’ olduğu söyleniyor? GARİP: Kimi aya kimi yaya. 9 Soru: ‘SELAM’ı HAKK’ın İZNİ ile biraz daha açmak
olası mı? İnsanın hakikatinden bize mevzu etmeye izin var mı, daha bizim
anlıyacağımız şekilde? GARİP: İnsan, hakikatte; havayı, suyu
kendinde hapseden, gerçeği kendinin dışında gören. 10
Soru: Gerçek O çünkü değil mi? GARİP: Ağacın gerçeği nedir? 11
Soru: Tohumu, meyvesi, kökü. Yoksa su ve hava mı? GARİP: Çekirdeği. 12
Soru: İnsanın gerçeği de, ÖZ’ü -yani RUH’u-
oluyor değil mi? Ben, RUH’un gerçeğini aramıştım. GARİP: RUH’un gerçeği orda (ahirette), burda derilmez. 13
Soru: Derilmekten maksat, idrak mi? GARİP: RUH’un gerçeği konuşulmaz. 14
Duvarlar söylemez,
|