|
Haziran 1982 MEVLÂNA’yım ben! 1 Huzur ile verilen, ‘Hazır olduk!’ denilen her olayda
güzellik vardır. Cümlenize selam olsun; elden, dilden, yoldan gelenden ALLAH’ım
RAZI gelsin. 2 El ile övünülür de, dövünülür de. El ile övünelim,
cümlemiz sevinelim. Aldık veresiye, sevdik ölesiye, dedik adımız kalasıya.
Kattığınız her damla DOST KAPISI’nı oluşturur, cümlenizi HAK
KAPISI’nda buluşturur. Söz, eğitene; toz, öğütene gereklidir. 3 “Eğildik YAZIN’a, katıldık kozuna.” dedi, YUNUS’um
söze geldi: 4 “ÖZ’ü sözü bir ettik, çorbaya elbirliğini kattık,
‘Güzel.’ dedik hepimiz tattık. Selam olsun, eğlendiğiniz her zerre
selama dursun. Göz sende, ÖZ bende, haz cümlededir; ne sana, ne bana, hizmet HAKK’adır!
Gör güzeli, ser gazeli, çöz sırrı.” dedi, YUNUS’um yürüdü. 5 YAR bende, seni sende gördü, seni benden
sordu. Diyemem ayrıdayız, diyemem sorgudayız, diyemem kaygudayız. ‘El ele
verdik, her zerrede O’nu bulduk, O’na verdik’ diye kendimize döndük. Gölge
seyri silemez, bilen ayrı kalamaz. Geldik selama durduk, selamı cümleden
aldık. 6 ‘Yaprak düzen vereydi, ağaç düzde
kalaydı.’ denilir. Ağaç nerde olursa olsun, yeter ki suyunu bulsun. Güzel,
söyleyendedir; güzel, dinleyendedir; güzel, O’nun ile O’nu görendedir. 7 Ne ‘Yaya kaldım’ diyen kalır, ne ‘Çoktan buldum’ diyen
varır. Kulunun gönlünü sadece ALLAH’ım bilir. 8 ‘Çiçeği dikeceğim, dikeni
sökeceğim.’ diyene de ki; ‘Her toprak elenseydi, dillendiğince
belenseydi; çiçek-çiçek oluşur, güzel el ele buluşurdu.’ Kapalı
kalmaz kapı, yarıda kalmaz yapı. Yer yerini verdiyse, kul planını kurdu ise;
ALLAH’ım MALİKİ’dir, her olayın HALİKİ’dir! ‘O’ndan
verdik.’ diyelim; tatlı dedik, tatlı yiyelim, ER meydanında erce dönelim. ALLAH’ıma emanet olunuz. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH (Resim
verildi: HAZRETİ FATMA)
|