5 Temmuz 1983 Salı-Kadir Gecesi
MEVLÂNA’yım ben!
1 Kumda yolu aramayız, HAK sevmesek saramayız. Kulu olduk,
güzelden gayrı soramayız. Cümlenize selam olsun. Komşudan komşuya,
her kulu selama gelsin.
2 Oluştuk düzende, buluştuk YAZAN’da,
söyleştik hazanda. Ne güzden ayrı kaldık, ne yazdan şikayetçi olduk.
Her adımda, O’nun SÖZÜ’ne uyduk. ‘Doyduk!’ desek, dolamayız. ‘Noksan!’ desek,
bulamayız. HAK ADI’na sofra kurduk, gelenden gelmeyenden şikayetçi olamayız.
3 “Söz ile geldik güne, dedik ‘Duralım yöne…’ Ne sana, ne
bana, alalım kana-kana.” dedi, YUNUS’um söze geldi:
4 “Altın anahtar aldım, kapıda söze daldım. Ne gönülden
verdiğim, ne görenden aldığımdan, asla ayrı kalmadım. Duydum O’nun
SESİ’ni, aldım RESULÜ’nün sözünü, buldum HAK SOHBETİ’nin hazzını.”
dedi, YUNUS’um cümlenizi selamladı yürüdü.
5 “Olmuşta, söz günün yorumudur. Meyhane,
alanın alanıdır. Olacak, yolumuz açık! Alanın alanı; almayı deneyenin
meydanıdır.” dedi, PİR SULTAN ABDAL söze geldi:
6 “Bekledim her kulundan, özledim cümlenin
yolundan, gözledim sevenin halinden.” dedi, PİR SULTAN ABDAL selamladı
yürüdü.
7 “AŞK ile geldik söze, duralım dedik dize. Sözümüz
cümlenindir, gönlümüz HAK ile, yolumuz halk ile. Kanmadan yürüdük geldik,
yanmadan arayıp bulduk, RESULÜ ile konuya girdik.” dedi, ALİ sözü aldı:
8 “Girdiğimiz her konuda, kulunun sözü vardır. ALLAH
ADI anıldıkta, RESULÜ’nün gözü vardır. Cümle ile, cümlede BİR’liğe
durur. Cümle için, HAK HUZURU’nda gönlünü açar. Her zerresinde, tek-tek kulunun
hizmetini seçer. O’na O’nun ile vardığını, O’na O’ndan gelen ile
oluştuğunu gösterir.” dedi, RESULÜ’nün Selamını cümlenize iletti. "O
YEMEN’dedir, hizmet eri değildir! O YEMEN’dedir, himmet kârı
değildir! O YEMEN’dedir, kulu ile tek tek
sözleşmeye girmez! O YEMEN’dedir! Her var edilen, sorumlusunu bulur!
YEMEN’de görevlerin, ALLAH’ımın EMRİ ile RESULÜ’nün Mührü ile görevliler
vasıtası ile, seçilmiş olan kullarına iletilir. (RESULÜ, YEMEN’in genelkurmay başkanı mıdır?)
ALLAH’ımın RESULÜ, makamının ölçüsü yoktur! YEMEN’den alınan görev, talib olma
ile değil, oradan gelen talep ile verilir. (‘Ora’ neresidir?)
Asmayı dikersen, üzüm
alacağını bilirsin; o, senin talip olduğun görevdir. YEMEN’den gelen
talepte, dilediğini değil sadece verileni alırsın. Öyle oldukta, her
an, seçilmiş olmanın hizmeti ile himmetine nail olursun. Hizmetine her
katılan, himmetten nasip alır. Gönüllerde yapıcı görev alalım,
SAHİBİ’nden gelen EMRE uyalım! ‘Talib olursak, hata mı?’ denildi.
Kulu, sadece seçilme hakkına sahiptir, seçmeye değil! ‘Aldığım her
EMRE uydum!’ diyenler, himmetinden nasip alırlar. YEMEN’den gelen EMRE
uyarak,
HAK YOLU’nda adım-adım RESULÜ’nün Şefaati’ne yaklaşırlar. Kulu için
en büyük mutluluk budur!” dedi, ALİ YEMEN’den getirdiği selamı,
cümleniz ile kainattaki her zerreye iletti, sizleri iletmeye vasıta
kıldı. “Elbet verilen EMİR’de RESULÜ’nün Mührü vardır. Her biriniz DOST
yapısına
bürününüz, DOST KAPISI’nda görününüz! O günün mutluluğu, sözde değil
gönüldedir!” dedi, ALİ selamladı. Selama, üç öğüdü bağladı:
“1-Saydığım kadar sayılırım.
2-Sevdiğim
kadar sevilirim.
3-Uyduğum
kadar övülürüm. Öyle ise kulluğumu öyle bilirim.” dedi, yürüdü.
9 “Vardım söğüt dalına, dedim arı balına, güldüm kulun
haline. Nerden aldın, nerden verdin? Şu ufacık çevrende, neyi nerden
ayırdın? ‘Gezersen görürsün, ararsan bulursun, uyarsan olursun!’ dedim de, ‘Sen
uydun mu?’ dediler, BEHLÜL’e sözü kattılar. ‘Deryaya ayak atsam, balıklar
durmaz. Havada kuşu tutsam, kanadım olsa yormaz. Karada davar gütsem,
nefes yok kavalım ses vermez. Ben mi gölgede kaldım, her olayı yararsız
buldum?’ dedim, kendimden kendime sorguya düştüm. ‘Balık giderse gitsin,
senin ayağın deryada kalsın. Kuş uçarsa uçsun, senin gözün havada
kalsın. Kaval ses vermese de, gönlün huzurda olsun. Öyle ise, her güzeli BEHLÜL
sevsin!’ dedim, kendimde O’nu gördüm. O’ndan O’na selam verdim. Saydım, sevdim,
nefsimi soydum. Bir ağaçtan öbürüne, kainatı serdim.” dedi, BEHLÜL’üm
cümlenizi kendinden kendine yargıya çağırdı. “Sakın yargının sonunda
kendinizi cezalandırmayın, mükafatlandırın. Çünkü sağ ile solun
birbirinden ayrısı gayrısı yoktur! İkisini bütünlersen, kendinde olanı
bulmuş olursun.” dedi, BEHLÜL’üm selamladı yürüdü.
10 Yenide güzel gelir, yeni’de özel gelir.
Doğan ile doluşan, güzel günde oluşan, cümle ile buluşan;
yeniye gelişedir.
ALLAH’ıma emanet olunuz!
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH