1 Kasım 1983

MEVLÂNA’yım ben!



1 Manaya kapı açtık,
 YUVA’ya ulaştık, 
YUNUS misali buluştuk. Konuk gelse dost bilse, 
dostu sizlerde bulsa deyiniz ki; ‘Yapıdandır, gönüldeki kapıdandır.’ 
Cümlenize selam olsun,
 gayreti her kulu bulsun.  

2 Mayaya su katmadık, 
gelen her sözü yabana atmadık.
 Geldik gördük, 
olayı bilene sorduk.
 Denildi ki; ‘Kayadandır, dar gelenler boyadandır.’ 
Gönül kaydır yoruma,
 dedi nasıl yarına?
 El koysam diz büksem yeterli değil,
 gününde düzeni tutarlı değil. 
Geleni gideni kovalar, 
der ki ‘Başıma düştü kayalar.’
 Tez olan tez geçer.
 Dağılana gönül koymasın, 
HAKK'a eğildi 
kula eğilmesin.
 Dayandığı GÜÇ onu kurtarır. 
Gözden uzak kalsa 
kendine gelecek, 
yattığı yerden doğruya yönelecek.

 

3 EYYÜB’üm der ki: “Bağladım dostunu,
 bekledim postunu. 
Ne sert olsun,
 ne yumuşak kalsın. 
Dilediğini söylesin, 
kendinden kendine HAKK'a yönelsin. 
Beklediği gelecek,
 yapıya dönüp gülecek,
 gönülden aldığı ile kalacak. 
Her an yanındayız. ‘EYYÜB’üm!’ dediği yerde, güzeli gördüğü yönde.
 Kekik kaynatsın içsin, 
kimseyi suçlamasın. Kapalı kapılar açıldı ona. Mana kapıları.
 Desin ki; ‘HAK’tan gelene şükür.’ ‘Komşuya su veremem,
 kapımda kimseyi bulmam.’ demesin, her dileyen ile olsun,
 konuk gelene gülsün. 
Başındaki elbet yaşına uygun değildir. 
Ne var ki,
 gönlü ile oluşturdu,
 akıl ile buluşturdu, gerçeği bildiğine kendini inandırdı. 
Gayreti kendi için düşünsün. 
Dört ağız ondan bekler, 
dört ağaç onun için kökler.
 Yavrusu olanı saklar. Aldığını bildiğini, ‘ALLAH’ım!’ desin. 
Konuk diye görmesin.
 Mana bilgisini, on bin BESMELE ile. Gömleğini sudan geçirin, 
sırtına giydirin,
 rengi beyaz olsun.
 On bin TEVHİT okuyun yedi günde. EYVALLAH. Suya üfleyin içirin. 
AYET-EL KÜRSİ üzerinde taşısın. 
Her var olanı DOST bilsin. 
Gelecek gülecek, ‘Nasibim güzelmiş.’ diyecek. ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun.” 
dedi EYYÜB’üm selamladı.

 

4 “Altın bağladım söze,
 güzel bekledim göze, 
cümlemiz geldik dize.” 
dedi MERYEM söze geldi:



5 “ ‘Bağladığın düğümü çöz,
 bildiğin yolu çiz.’ desem, 
ne çözen ne çizen sen değilsin. 
ALLAH’ım her olayda, 
kulunun hayrına olanı yazar. 
Gölgede olan kuluna ayna tutar.
 Değişen düzene ayak atsın,
 DOST KAPISI’nı sıkı tutsun. 
Desin ki; ‘Tuzunu veren, tozunu da siler.’ 
Dağılanı bilmeyen söyler. 
Darda değil zordadır,
 doğruyu bildiği yoldadır.
 Çevirsin düşünü, 
çağırsın yoldaşını. ‘Derde düştüm .’demesin,
 acı aşı yemesin.” 
dedi MERYEM, yoldan çağırana sözü bağladı.

6 “Dört yola söz verdik,
 dört hale diz koyduk, 
çağırdığın an yanında olduk, 
mendili yanında bulduk. Dedik ki; ‘Senden benden sorulsa, hamur susuz yoğrulsa; 
yolumuz bilinmezdi, 
bilinse de bulunmazdı. Tuzun komşuda değil, 
sözün karşıda değil.
 HAK ADINA sen de eğil. 
De ki; ‘Bilinse bilinmese DOST KAPISI’ndayım,
 doyuma gönül verdim 
post yapısındayım. 
Ne orada ne burada,
 ALLAH’ım her yerde, 
gelir kuluna her derde. ‘Dayanacağım.’ dedim,
 bilenden sordum; ‘YAZAN’a mı uyayım,
 yoksa yazmaya mı çalışayım?’ 
Noktayı dahi bilemem, 
ben doğrudan kalamam.
 Ayran dolu içeceğim,
 yapının ötesine geçeceğim.”
 dedi MERYEM selamladı yürüdü.



7 BAYRAM ile söyleştik 
dedik ki: “Üç kapı açılacak, 
DÖRT KAPI sorulacak, ‘Düğüm nerede?’ denilecek. 
De ki; ‘Her kapıda düğümü çözdüm,
 gönülden ayrıya düşmedim,
 kimsenin derdini deşmedim. Elbet düğümü göreceğim, 
DÖRT KAPI’ya kilimi sereceğim.’ 
Dört yavrunun dört kapısı. 
Yavrum diye bellediğin,
 göklerden niyaz eylediğin 
her sözün bağlanır, 
elbet güzel beklenir.” 
dedi HACI BAYRAM, 
günde güneşte selamladı yürüdü.



8 “Derman SEN’den ALLAH’ım,
 niyazım SEN’in ile.” dedi MERKEZ’im söze geldi:


9 “Çevreyi değil çehreni düşün.
 De ki; ‘Beklediğim SEN’den ALLAH’ım, 
bulacağım 
SEN’in. Verdiğin ile dolacağım,
 karar vermeden SEN’den bekleyeceğim. 
Uyacağım duyacağım, ‘EYVALLAH!’ diyeceğim.’ 
Sağlam taşı bağlayacağın 
yoruma açıktır. 
Olduğu gibi alasın 
diyesin ki; ‘İnandığım gerçek
 RABB’imin YAZDIĞI’dır.’ 
Binaya talip oldun, ‘Güzel.’ diye bağlandın. 
Elbet olacak, 
bulut rahmet getirecek.”
 dedi MERKEZ’im selamladı yürüdü.



10 “Balıklara söz verme,
 ağları sıkı germe.”
 dedi YUNUS ALEYHİSSELAM
 söze geldi:



11 “Demde söyleşi balık misali gelir, 
masal gibi dinlenir. 
Uymayan günde,
 bağlandı sanılır.
 Her düğüm çözülecek, 
inansa inanmasa gittiği yol çizilecek.” dedi 
YUNUS ALEYHİSSELAM selamladı.



12 Derman SEN’den ALLAH’ım.
 Sözü SEN’den diledik, 
her olayı ince elekten geçirdik. 
Gördük ki bekleyen, 
gönlünü HAKK’a ekleyendir. Sular çağlarsa yol bulur,
 kulu ağlarsa HAKK’a yönelir.
 Ağladık güleceğiz,
 ALLAH’ım SENİ bileceğiz, 
onurlu kalacağız.




ALLAH’ıma emanet olunuz.



ALLAH’a ısmarladık.



Selam! Selam! Selam!

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH