|
7 Şubat 1984 MEVLÂNA’yım ben! 1 Kumun verdiği izdir, kulun dediği sözdür.
‘Olan, uyar…’ denilmesin, pişmeden aş yenilmesin. Kuşak dar
gelmeden, açmayı bilemezsin; dumana yer vermezsen, olumsuzu göremezsin. 2 “YUNUS HAK SÖZÜ dedi, her ağacın meyvesini yedi.
Yapraklar yeşil olur, kul aradığını bulur; soğuk sıcak, demde
güzeli verir. YUNUS’un verdiğine, yolunda gerçeği gördüğüne, her
gelişim katılır; soğuk sıcak, odur. Soğuğu yerden,
sıcağı YAR’dan bilelim.” dedi, YUNUS’um selamladı. 3 “DOST YOLU’ndan geldik size, HAMZA DOST ile girdik söze.
Selam olsun, her satırda kulu gerçeği bulsun. Ne dizinin yamasına, ne
güzelin simasına, kimseden kimseye söz gelmez; kulu HAKK’a yöneldi ise, sebep
sormaz. Yediğin her lokmada nasibim dersin, yedirdiğin her lokmayı HAK
ADI’na söylersin. Çevreyi dolayalım, yapraktan gelen her rengi bilgimize
boyayalım.” dedi, HAMZA DOST selamladı. 4 Yemeniyi giydi isek, YUNUS misali yolumuz gelir. Fistanı
giydi isek, yakasına gül takalım, seven ile bakalım; elde tesbih çekelim,
YASİN okuyalım. Üç. Güne bağlama. KULEUZU. MEVLÂNA’yım! 5 Ummayı DOST ADI’na dersiniz, dumanı gönülden
atmazsınız. Seymen, bildiğini cümleye eyler, cümle ile güzeli peyler.
Seymen misali olasın. Sana. NAS; dilediğin düzeni buldurur, gönlündekini
diline bal misali verir. Değirmen sudan gelir, suyunu aldıkça yükselir. 6 YUNUS’a sorduk günü, dedi; “HAK’tandır yönü.
Yumuşak olursa gönlü, SAHİB’ini bilir, kaygusunu yerden göğe
siler, her anında gerçeği bilgisinde böler.” 7 ‘Sofrayı açtık, her seveni seçtik.’ dedik. Siniyi ortaya
koyacağız. Aşını dizdiğin, çevresinde topladığın her DOST
ile lokmanı paylaştın. Duman dağıldığı günden, sofran açılır. 8 YUNUS ‘Sorayım…’ dedi, ‘Güzeli sarayım.’ dedi. Ok attım
geyik tuttum, yamayı bilene sattım. El ele olacağız, deryada balık
avlayacağız, ormanda olanı tavlayacağız, ektiğimiz ekini
bekleyeceğiz. Değirmen, o zaman bize hizmette olacak. 9 Ozan türkü okursa, kızan kilim dokursa, bülbül seherde
şakırsa; ne yönünüz dolanır, ne gönlünüz bulanır. Akan suya bakalım, suya
elimiz sokalım. ‘Uymaz.’ denilmesin, her adıma nokta konulmasın. ER’den gelen,
çevreye gülen, yerini bilir. ‘Dayandığım gerçeğe şaşılır.’
deme, açığın sofrada pişmemiş aşı yeme. Yapraklar ayrı-ayrı
söylemez, olsa olmasa paylamaz, olumsuzu asla peylemez. Seyran, kulun
gönlündedir. Yağdan baldan, YUNUS misali alacaksın. ‘Dar gelir…’ deme.
Kulunun nasibi; RABB’imin yazdığındadır, kulun gezdiğinde değil. ALLAH’ıma emanet olunuz. 10 Yemeni elinde olsun, yemeniye GÜL
bağlansın. Yoluma durmayı dilersen, DOST ol her yaratılmış ile.
Yoğurt ye. Meyveyi az yeme. Elma. ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH
|