|
17 Şubat 1984
YEMEN’DEN
BİLDİRİLMİŞTİR!
1 Ay doğar, Güneş duyar,
cümle de YÂR;
RABB’in bilgisine, çekilmez duvar;
çobanın güttüğü davar,
sevenin gönlüne sığar.
2 Bak yıldızlar dizi-dizi,
bilenin alınır sözü,
yıkanır ÖZ’ü;
bilmeyenin, harmanda gözü.
(‘Harman’ nedir?)
Gözlük takılmış at.
3 Her seferi bile-bile,
her seherde güle-güle,
kainatı verdi kula;
sevgi ile öveceksin,
ÖZ’den ÖZ’e döneceksin,
bülbül olup GÜL dalına konacaksın,
o zaman, aldığına kanacaksın.
(Cümle için mi
söylüyorsunuz?)
EYVALLAH!
4 Her rüyada ÖZ’ün sözü vardır,
gerçeğin sesi vardır;
o zaman, gerçek sonsuz,
kainat bilgisi dardır.
Güzel, güzel ile oluşturulur;
güzel, seven ile
buluşturulur;
her bilgi, gerçek ile
karıştırılır.
5 RABB’ime naz edelim,
sonra niyaza duralım.
(Naz’ımız nasıl
olsun?)
Diyelim ki; ‘Naz SEN’inle, niyaz
SANA,
KENDİN’i bildir bana!
Bildir ki; SEN’den gelene uyayım,
SEN’inle SENİ duyayım,
sevgimin sonsuzluğuna
doyayım.’
|