|
24 Şubat 1984
MEVLÂNA’yım ben!
1 Çarşı pazar dolaştım, suya çamura
bulaştım; yerden göğe halleştim, dar gelenle paylaştım.
Cümlenize selam olsun, her güzelde sözü kalsın.
2 “Gölden balık beklersen, ovaya çalı ekersen, gideni
geleni dürtersen, yolun zorlu geçer; kul, gölgeden aldığı ile göçer.”
dedi, YUNUS’um sözü aldı; her yıldızda, kendinde bulduğuna daldı:
3 “BAĞIŞLAYAN ALLAH’ıma, her nefesim ulaşır;
güzellik gördükçe, DOST SOFRASI’nda her Alem’den gelen ile kendinde kalana
bulaşır.” dedi, YUNUS’um selamladı.
4 “Od, yerini bildirir; ok, vurduğunu buldurur. Davaya
düşen her kulu, kendinden yana geleni görür.” dedi, KAYGUSUZ söze girdi:
5 “Saman suya batarsa, olumsuzdur. Dağdan
gölge düşerse, olumlu denilir; günün her anında, gelecek ses beklenir. Gelecek
ses senin sesindir, O’ndan gelen nefesindir. KORUYAN ALLAH’ım, her var ettiği
ile, yerden göğe bilinir. Olumsuzdan sakınan her kulu, attığı adımda
gerçek ile yürür.” dedi, KAYGUSUZ selamladı.
6 “Yalnız kalmadım bir anımda, VAREDEN’den…
Yorgun düşmedim DOST yanında…” dedi, HAMZA DOST selam ile söze geldi:
7 “Yol-yol olmuş, her yolda bilen gelmiş; güzele
bakan gülmüş, uçan kuş ile selamını iletmiş; dağılanı akan
suda toplamış, birbirine katlamış. Her ışıkta, VAREDEN’in; var ettiği
her zerreyi gölgesinden sıyırdığı, duman alan kulundan ayırdığı
bilinsin. ‘Ben.’ dediğin her günün, yerden göğe ağladığını
bilsen, yapında oluşan gerçeğe ömür boyu secde ederdin.” dedi, HAMZA
DOST selamladı.
8 (‘Ağlayan’ gün
müdür?)
Zamana bağlarsan, EYVALLAH. ‘Ben’ de, O’na isyan vardır. ‘Ben’den beni
ayır ALLAH’ım, bağladığım güzeli çözdür ALLAH’ım, gördüğüm her
olayda gerçeği buldur ALLAH’ım. Buldur ki; beni sileyim, SEN’i bileyim,
SEN’in ile olayım, olmadık gururu kulluk onuru ile süsleyeyim, bilgimi SEN’den
gelen ile besleyeyim.’ BİR’lik, anda oluşandır, cümle gönüllerde
DOST’luk Selamın ile buluşandır. (Buradaki an, ‘Muayyen gün’ müdür?)
9 “Dağlara gideceğim, verilen sürümü
güdeceğim; gelip geçen yolcudan, HAK SELAMI’n alacağım.” dedi,
PİR SULTAN ABDAL söze geldi:
10 “Dayandığım güçte, uyandığım suçta, RABB’imin
ADI’nı andım, ‘ALLAH. ALLAH.’ dedim yandım. Yanan nerde? Yakan kimde? Silinen
kinde, RABB’im her anım SEN’de. Kum kinimi örttü de, aradım bulamadım,
‘Şükür ALLAH’ım.’ dedim. Kum yenimi örttü de, aradım buldum giydim, ‘HAY
ALLAH’ım.’ dedim şükre durdum. Darlık SEN’den gelmedi, sadece bende;
övünürsem, yolum nerde?” dedi, PİR SULTAN ABDAL selamladı.
11 “Yaprak dalda dizi-dizi, güzel söyler sizi
bizi; ne gönülde kalır izi, ne de kumdan alır dizi.” dedi, YESEVİ söze
geldi:
12 “Dumandan uzak kaldık, her olayda ALLAH’ımın
İZNİ’ni bildik; çünkü, her olaya O’nun ADI ile başladık.
Şüphemiz böylece silinir, olaylar kul görgüsünde bölünür. Kimi peylenir,
kimi paylanır, DOST KAPISI’nda her kulu eğlenir; senin ile, benim ile,
gönüldeki GÜL’ün ile… Eğlenmekten maksat; HAK SOHBETİ’ne alınmak,
yoğun gelen sohbette hallenmek, dağılanı toplamak, oluşanı
katlamak.” dedi, YESEVİ selamladı.
13 “Her çatıda mevcut, yudumda mevcut, görgünde
mevcut olana; renk ile şekil ile koku ile tarife giren, arif ile
gerçeği ören; demde kandile söz açan, nedir nerdendir? Denilmesin
sırdandır. Işık gördü isen, gölgeyi sıyırdığından; aşık gördü
isen, seni beni ayırdığından… Her kandile bir ad verirsen, her kulunda bir
od bulursan; bağladığın düğüm çözülür, her satırın altı
çizilir.” dedi, HACI BAYRAM söze geldi:
14 “Arif olan; senin gökte gördüğünü kulunda görür,
tarife bildiği yerde katılır. Meydana DOST gelir, meydanda post bulur, her
sözde nokta kalır.” dedi, ALİ söze geldi:
15 “Bağlamadan dilini, söylemeden halini,
eğilmeden belini; tarif ile gelemezsin, ‘ALLAH’ım.’ demeden kendini
bulamazsın. Her kandil, bir-bir yanar. Kendini bilmeden, kandilini yakamazsın.
O kandil ki, bakana değil, yağını dökene hizmettedir; yolunda
başını eğene, gerçeğin bilgisini açar.” dedi, RESULÜ’nün
selamını cümlenize iletti. “ ‘ALLAH. ALLAH.’ diyelim, verdiği aşta
DOST KAŞIĞI tutalım, ‘Bir sende, bir bende…’ diyelim, yandığımız
ateşe gölge vermeyelim.” dedi, ALİ selamladı.
16 Yolumuz, gönlümüz, yorumumuz; ADI iledir RABB’imin.
ALLAH’ıma emanet olunuz, O’nun ADI’na niyet kurduğunuz her olayda
İZNİ vardır biliniz.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|