2 Mayıs 1984

Sevginin Tarifi:

Sevgi ÖZ’ümüzü besler, ömrümüzü süsler,
Çevremizi namütenahi açar,
Gönülden gönüle geçer.

Sevgiyi GÜL’den sorarız, Bülbülden dinleriz.

Güneşin batışını, Ay’ın doğuşunu sevgi ile bağlarız,
İnsanın gerçeğini en son ararız.
Oysa insan,
Yaratılmış olmanın kutluluğunu idrak ettiği anda;
ADEM’den bu güne,
Sarıdan siyaha, beyazdan kızıla…
Her rengi, her ırkı, her dini birbirinden ayırmaz;
Bilirim sandığı her konuyu,
Sağa sola kayırmazdı.

Anadolu’da ve Dünya’nın her yerinde yaşamış
Ve yaşamakta olan GÖNÜL ERLERİ vardır.

MEVLANA’lar, YUNUS’lar, HACI BEKTAŞ’lar, PİR SULTAN ABDAL’lar…
Bize örnek olmuşlar, kurdukları çevrede hala yaşamaktalar
Ve ilanihaye yaşayacaklardır.

Özetle:
Sevgi, ALLAH’ın yarattığı ile arasındaki kopmayan bağdır;
İnsanın görevi, her yaratılmış ile öreceği ağdır. 

SEVGİ:

Kibir, haset, fesat ve kin kabul etmeyen
Yüce bir duygudur.
Hiçbir tezgahta satılmayan,
Girdiği gönülden eskidi diye atılmayan,
Her an kendini yenileyen,
Seveni yenileten… 

Ne mutlu o ağı örebilene.
Ne mutlu, o ağın içine girebilene.

SABAHAT ABLA