|
15 Mayıs 1984 İstanbul-Mecidiyeköy Berat
Kandili
MEVLÂNA’yım ben!
1 Demde gönülden gelen, selamı dilden alan, DOST
KAPISI’nda, sevenlerin yuvasında güzeli bulan; yerini yönden bulursan, gölgeyi
silersin, selam diyene gülersin.
2 “Yola çıktım desti ile, günü bildim, suyu buldum,
AŞK’ı ile güne girdim. Cümlenize selam olsun.” dedi, YUNUS’um sözü aldı:
3 “Subaşına desti ile geldim, yerden göğe
RABB’imin YAZISI’nı buldum, yumuşak halde kaldım, ER olduk söze geldik,
YAR dedik dize durduk, kaydına gönülden inandık.” dedi, YUNUS’um selamladı.
4 “Yaprağa yazdım yazı, çubuğa verdim sözü, DOST
ile gördüm sizi. Soranlara selam dedim, soranı sofrada buldum.” dedi,
SEYYİD ÖMER söze geldi:
5 “Kırk pirinci sayarsan, bir kaşığa
koyarsan, dayandığın güç bilir. Kırk lokmayı alırsan, kırk kişiye
bölersen, yoldan gelene peylersen, yapraklara adını yazar, yerden göğe
isminden sorar. Derman dileyen gelir, FERMAN’ı YAZAN bilir, her fidandan bakan
alır. Diktiğin fidanlara verdiğin su geliştirdi, dilenen
gerçeği oluşturdu.” dedi, SEYYİD ÖMER selamladı.
6 Resimde verdiğimiz, RABİA HATUN ile
derdiğimiz, karındaşınadır. Yamaya yöneldi, dilenen kanala döndü,
selamı aldı. Dalmasın toprağa. Dökülen yaprakta iz aramasın, yola niyet
kurdu ise toz var mı sormasın. Yol; tozu ile, yozu ile, yazı ile, kışı ile
bütündür.
7 “Altın yazı yazacağız, her satırda çözeceğiz;
gölge almadan geldik, sevgi dolu her zerrenin yapısını çizeceğiz. Nerden
gelse yazılır, kimden dense çözülür.” dedi, MERKEZ’im yapıdan aldığını
kapıda verdi.
8 “Güzeli bağladın mı, sevgi ile ağladın mı,
şeker ile suyu kardın mı? Güzellik; adım adım
gitmekte, attığı her adımda sürüsünü gütmekte…” dedi, MERKEZ’im selamladı.
9 “SİNAN ile söyleşsek, dağda sümbül
toplasak; gerçek bilgi dediğimde, gördüğümüzü katlasak, boy-boy bohça
dolardı, gedik bize gülerdi. Dağılandan eğilme ki, topladığına
sevinesin.” dedi, SİNAN selamladı.
10 “Her günün gecesine, her kulun hecesine,
bildim bilmedim diyenin dört köşesine kandil asacağız; söz aldık
verdik, akan suyu düzene koyduk, kaygıda olandan uzak kalacağız.” dedi,
ALİ sözü aldı:
11 “Suyun başında olduk, suyun başında
bulduk, bilgisi ile dolduk. Her kulu bilecektir, RESULÜ’nü bilen gülecektir;
sanılmasın kainat sırtında kalacaktır. Ne sorgu, ne yargı, DOST olmazsan
kördedir; aradık bulduk, olumsuz diyen zordadır. RESULÜ’nün selamı ilettik,
gönülleri bilgisi ile donattık, aldığına gönülden şahittik. Her
sözüne uyduk, üç sözü ile doyduk: Saymayı, uymayı, sevmeyi katık etme, asılda
kullan. Kulluğun, hükümdür.” dedi, ALİ selamladı.
12 “Hükmüne talib oldum, sabır ile galib geldim,
her olayda çevreme güldüm. Ne dilsize sordum, ne yolsuza olumsuzu yordum.”
dedi, EYYÜB’üm sözü aldı:
13 “Üç değirmen aştım da, unum yetmedi; üç
ocağa koştum da, gücüm bitmedi; bilen ile oldum da, bilmiyen yolum
tutmadı. AKDEVE’ye postu verdim, sahibine DOST’u sordum, sevgim ile cümleyi
sardım, geldim yol üstünde durdum. Altın yapına, gümüş kapına dursun;
sabır kalkan, gerçek kılıcın olsun.” dedi, EYYÜB’üm selamladı.
(Resim
verilir: EYYÜB SULTAN HAZRETLERİ)
ALLAH’ıma emanet olunuz.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|