|
7 Temmuz 1984 Çeşme
Sözlü Bildiri:
1 Bilmeyene dar
gelen,
olmayana hor
gören;
gölgesini
ararsa,
görgüsünü
tararsa;
Güneş ile
yanardı,
ağacın
zirvesine konardı.
2 ‘El’ ile
başlar,
‘Ayak’ ile
biter.
gönülde
AŞK’ı tüter…
ADEM Bir halde
geldi,
geldiği
halde buldu.
(Hal den
maksat nedir?)
Cümle
yaratılmışlığın içinde kulluğunu bilmek…
(Bilerek geldi, ‘Bilerek kaldı’ mı demek?)
ADEMOĞULLARI çoğaldıkça, bilgi örtüleri de arttı.
(İnsanlar birbirlerine örtü mü oldular?)
RESULÜ her
yaratılanı tanıttı…
Sihir; sözün
gerçeği değil,
düşüncenin pürçeğidir.
3 (Soru- GARİB’e: Gördüklerini anlatır mısın?)
Duvarı olmayan
kapı,
bilgiyi
aşmayan yapı…
Döne-döne
geldiler,
yapıda yerini
aldılar.
Söz aldılar
daldılar,
bir karara
vardılar.
4 Sözümüz cümleye
kalsın,
sorular dilden
dile gelsin,
cennet
cehennemi akıllar silsin.
Desinler ki:
ESİRGEYEN
BAĞIŞLAYAN:
O’nun ile
olanı,
O’ndan geleni
güzel bulanı
Yargılamaz
sorgulamaz.
RESULÜ’nün
diline,
KAL’EM verdi
eline;
taşı
toprağı değil,
kulu getir
yoluna.
‘Kulunuz
RABB’im.’ dedik;
kulluğuna
sevindik,
hikmetine
sığındık,
RAHMETİN’de
barındık;
cennetin güzelini
ölmeden bildik,
büründük.
5 Bir rengi bilsen,
yeter.
Yedi renkte,
soru biter.
ADEM’i
aradılar,
bilemediler;
saçını
taradılar,
göremediler.
(ADEM’in anası babası kimdir? Yeryüzüne zerre halinde
mi indi doğmadan?)
Zerreleri
bütünlendi,
ADEM
tamamlandı.
(Nerde tamamlandı? Bu dünyada mı?)
Suyun
başında…
(KABE’nin olduğu yere mi indirildi?)
EYVALLAH.
Binbir MELEK
yöneldi,
emanetler
birbirine eklendi;
RABB’ini,
üflesin diye bekledi.
(Üflenen nedir?)
NURU.
(NURU'ndan murat nedir?)
Binbir MELEK
döndüler,
yedi rengi
ADEM’e örttüler;
döndüler…
ADEM gözünü
açtı,
‘ALLAH.’ dedi,
ilk sözünü
seçti;
dünya gününe
geçti.
6 ‘Belge alayım…’
denir,
bilge olmak
istenir:
Cümleye, ADEM’in
selamı iletilir.
Çevre, bir
duvar değil,
binbir duvar
olsa
RABB’ine
eğil.
Benden SANA
kulluk
BİR’dir,
BİR’likte
kalır.
Her kulu
RABB’inden gelir,
RABB’i ile
olur,
RABB’ini
bulur…
pürçek’: kıvrılmış. saç lülesi
|