16 Temmuz 1984

MEVLÂNA’yım ben!

1 Kumda ayak izi var, kulda HAKK’ın SÖZÜ var. Gelmeyi yeni bilen, yerinde gerçeği bulana selam olsun.

2 “Konuk yolu sorarsa, her kapıyı ararsa; yoldan aldığını bildirir, gönlünde olanı buldurur.” dedi,  YUNUS’um sözü aldı:

3 “Merdiven dik geldiyse, ağır-ağır çıkarız; yorgunluk verdi ise, yarı yolda çökeriz; DOST YOLU’na girdikse, ‘YA ALLAH.’ der, sözden güzeli seçeriz. Sözde güzel; gerçeğin bilgisine temeldir.” dedi, YUNUS’um selamladı.

4 “Dayandığım ağaca düğüm verirse, görgüm de silinir, bilgim de bölünür. Yükümü çekemeyecek ağaca, asla sırtımı dayamam. Dayadı isem, kim ne derse duyamam. Gelen giden sorumsuz ise, sayamam. Gölgede oturdum, sohbeti kotardım. Talib olan geldi, sevgi ile buldu. Sevgi, gerçeğin perdesini açar; her kulu, sevgisi ile HAK YOLU’nu geçer. Dostluk, suyun aktığı BİR’liğe götürür. Konuk gelene de ki: ‘Senden alan, sende olanı bilendir. Bende kalan, HAK’tan geleni bilendir.’ Aldığım ile yumuşak hale geldim, YUNUS misali su başına durdum, açılan her yarayı SAHİB’i ADI’na sardım. Benden söze erişen, DOST ile paylaşılandır.” Dedi, PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

5 “Deryaya adım atsam, elimi uzatıp balığı tutsam; ne balık ele gelir, ne derya bilmeyene verir. ALLAH’ım, O’nun ile olanı korur. Korkuyu silenden alayım, bildiği gerçeği sorayım; ‘Okuduğum mu yeterlidir, dokuduğum mu tutarlıdır?’ Okuya okuya bitiremedim. Dokuduğum her parçayı, arayan ile paylaştım. Demek ki, okursam bileceğim, dokuduğumu tutturacağım, her dileyenle paylaşacağım. O zaman, kul olmanın mutluluğunu belleyecek, kutluluğunu yaşayacağım.” dedi, PİR SULTAN ABDAL selamladı.

6 Her ışıkta bağımsız gibi görünen, dağıldığı yerden her an toplanan düzende ahenk vardır. ‘Gemiye geleyim, devrimi göreyim.’ diyenler; önce, gidişte gelişte durgun olana talib olurlar, vurgundan sakınırlar. Görünüşte barışmayan her zerre, bilinç dışı birbirine bağımlıdır, gölgesiz varlığında çözülmeye düğümlüdür. Bilginde ararsan bulursun. Çalışan her azan, birbirine habercidir; birinin durduğu yerde, öbürü görevi yüklenir. Doyasıya aldığın her sohbette, bütün zerren seferdedir. Dumanını verdiğin her konuda, gerçeğin olmadığını düşün. Çünkü, gerçek bilgi asla yanıltmaz. Doğudan Batıya eğildiğin konuda, kendinden kendine verdiğin sözü düşün. Alacağın her sözde, bağladığın konuya açıklık getiren, görgün ile sevgindir, aslını bildiğin konuya saygındır. Bildiğiniz, bilmediğinizden elbet çok azdır. Ne var ki, öğrendiğiniz her kelime, bize sonsuz hazdır. Ne derlerse desinler, kaşık ile versinler, tas ile sunsunlar… yeter ki, gönülden geleni katsınlar. Ne gönülden geçtik, ne de güzel çirkin seçtik, dağılan kuma kürek ile yanaştık; derledik topladık, her sohbette bilgini katladık. Dedik ki; ‘Aradığın güzeldir, bilmeyi dilediğin RESULÜ’nden özeldir.’ Denildi ki; ‘Azdan çoktan söz gelmesin, taştan kumdan şikayet olmasın. Düzeni gönlünce kuracak, kayguyu kıracak. Eylemde hata ararsa, yeterli gelene sözünü geçirecek. Doğruya şaşmadan baktı, YUNUS misali her dileyen ile ocağı yaktı. ALLAH’ım RAZI olsun, dilenen kayıtta adına selam gelsin.’

ALLAH’ıma emanet olunuz.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH