28 Ekim 1984

Sözlü Tebliğ:

1 Karıncadan serçeye selam verdik,
   
   ŞEMS ile sofrayı kurduk,
   
   ‘Bayram güzeldir.’ dedik,
   
   Görgümüzü verdik.

2 Gün güne eşit olmaz,
   
   Yerden göğe çeşit vermez,
   Hiç bir zerre yerde kalmaz.
   Döner-döner,
   Gönüllerde yanar yanar,

   Bir NUR ki,

   Sanılmasın bir an söner.

3 Benden YAR'e selam olsun,

   Yerden gökten selam alsın,
 
   Niyazımı cümlede bulsun.
    
 

4 Dayalı odunu ocağa koydum,
 
   Kayadan kayaya adım attım,
 
   Sevgi ile varlığını tattım,
 
   Dost sofrasına,
 
   Yerden gökten aldığım selamı kattım.


5 ŞEMS ile söyleştiğimiz anda,
 
   Gönlümüz her yanda.

 

6 GARİB:

   Gelene selam verdik,
 
   Selamımızı ilet dedik.
 
   Soframız dörtlü idi,
 
   ŞEMS, MEVLANA, HOCA NASREDDİN
 
   Üç sözcü, gelen gözcü,
 
   Yoğun sohbete daldık,
   Mekke'de Medine'de selamımız okundu,

   Kâbe'de niyetlerin gerçeği dokundu.

 

7 HAZRETİ ALİ:
 
   Kamer gölgeyi sildi,
 
   Yolunda kum olsun diye taşları böldü,
 
   Dar gelen sohbette kendini sildi,
 
   Dostluk adına söyleştik,
 
   Söze söz katanı alacağız.

 

8 MEVLÂNA’yım!
 
   Benzeri olmayan olayın,

   Dayanaksız yorumu.
 
   Yanan ocağın bacasındaki kurumu sileceğiz,
 
   Kendi adımızı verdi isek,

   Asla gölge düşürmeyeceğiz.

   Ben değil, sen değil,
 
   Olayımız  YÜCE'dendir.
 
   Bağladık sözü,

   NUR’ladık ÖZ’ü