|
3 aralık 1984 Mevlit Kandili
Sözlü Tebliğ:
1 Bağladık bu
günü,
bekledik o günü;
RABB’im gösterdi
bize,
O’na gidecek yönü.
2 Ne dünden, ne
günden
saygımızı silmedik;
‘RABB’im yarattı!’
dedik,
bilgimizden
bölmedik.
3 Doğduğu
güne güldük,
gerçeğe selam
verdik;
NUR’umuz ile geldik,
NUR’umuz ile kaldık.
4 Sahib olduk varına,
ERİ olduk
yarına;
sevgi benliği
sildi,
ortak geldik kârına.
5 Baktığım
bağ benimdir,
üzümü al senindir;
güzellikler
BİR’liğin,
Gülizar RESULÜ’ndür.
6 Daldaki güllerine,
yerdeki dallarına,
kainat selam verdi,
RESUL’ün hallerine.
7 Sen senden
sorumlusun,
sen hal ile
yorumlusun;
aldı isen bir desti
su,
vermek ile
zorunlusun.
8 GÜL’ü sevdim hal
vereyim,
güçlü isem el
vereyim,
nasibim gür
paylaşayım,
Gülizar’a HAY
varayım.
9 ‘Dağlarla
yürüyeyim.’ desem,
yollar bana gülerler.
Yol bildiysen yürürsün
kendini nice görürsün.
10 Dağlar yürüyen
değil,
koruyandandır;
bülbüller suskun değil,
şakıyandandır.
11 Şakiye niyaz
desen,
senin benim malıma;
sakiye niyaz desen,
cümlemizin gönlüne.
12 ‘Hey.’ diye-diye
geldik,
gah ağladık, gah güldük;
‘HAY’ diye-diye bulduk,
AŞK’ın sırrına erdik.
13 Her satır kaderime
çiçeklerini serper
odun olsam yanmasam,
üzerime kum döker.
14 Açık deyim
ÖZ’ümden,
gitmez olay gözümden;
RESULÜ selam verir,
‘Çıkmazlar.’ der ‘Sözümden.’
15 ERENLER’in her
biri,
açar sendeki körü;
yaprakları dökülse,
dalı kalsa da kuru.
16 Her lokma, senin
ile anılır;
her nağme, benim ile bilinir;
her nefis, sevgin ile bölünür;
her heveste, uyumsuza kul yanılır.
17 VAREDEN’in
VARLIĞI’na,
var ettiğinin gürlüğüne,
ulaşmanın zorluğuna,
‘Selam!’ dedi de durdu;
gönlünde yanan ateş,
RESULÜ ile kordu.
18 Bilgisinden
arınmışsa,
HAK İLMİ’ne sarınmışsa,
her şüpheden korunmuşsa,
sevgiyi bina edip
sıcaklığında barınmışsa
çatısı NUR, örtüsü kardı
YEMEN’de GÜL’ü açtı,
GÜL en güzeli seçti
kainat güne şaştı,
bilen bilmeyen deşti.
|