|
9 Ocak 1985 Çarşamba MEVLÂNA’yım ben! 1 Söyleştik her günde güzelden güzeli, bekleştik her yönde
ezelden ebedi. Selam olsun gölgeyi silenlere, selam olsun ALLAH’ımdan geleni
bilenlere, selam olsun HAK LOKMASI yiyenlere, MEYDAN’da cümle ile
paylaşmayı dileyenlere… 2 “DOST ADI’ndan bildiğiniz, DOST YOLU’nda sorduğunuz; yeniye
eskiye gününü vermek değil, gönlünden gelene ortak olmaktır. YUNUS yolu
bilir de, sohbete hiç gelmez mi; yolun hizmetinde olanlara gönülden selam
vermez mi? Dünde günde yarında, hizmetiniz sürelidir. Dağlar taşlar
şahit olsun, GÜL’den aldık, gönüllerimiz AŞK’ı ile sarılıdır.
Dağlar yolumu açar, güller gönlümü seçer; gölgeyi sildik geldik, örtüyü
açar; YAR’dan gelen her sözü tane-tane seçer.” dedi, YUNUS’um selamladı. 3 Bir sözü bağlamadan, öbür sözü alamazsın; DOST YAPISI demeden,
kapısından giremezsin. Yaprağın sözünü alalım, ‘Nedir?’ diyelim, YEMEN’den
soralım: 4 Dağlardan taşlardan umut sormadık, gönüllerden başka
kapı görmedik; SEVGİLİ’den aldık, SEVGİLİ’den bildik,
O’ndan başka DOST bulmadık; ‘Sonsuza selam versek, SEN’siz kalmayız.’
dedik; soyluyu, gönülden uyanda bulduk, gayreti cümle ile bekledik; ağaç
denildik, yaprak ile bezendik, çiçeklerimizi sevenlere sunduk, dileyene
dilediği kadar. 5 Her emek sahibini besler, gölde balık var ise varlığını süsler.
Yol, RAB yoludur; kul, HAK kuludur; BİLGE, kulluğunu bilen. ‘RABB’im.’
diyelim, kulluğun mutluluğuna selam verelim. Dayandığımız
güvendiğimiz, RESULÜ ile NUR’landığımız bilginin temelini her gün
doldurduk, dileyene bildirdik. Kulluk bilincinin temeline her Dost bir kürek
attıysa, küreğin ucundan bir nebze tuttuysa, gönlünden gelen güzele selam
versin. 6 “Benden sorsalar yorgunum demem; yoldan sorsalar kırgınım demem.”
dedi, HAMZA DOST sözü aldı: 7 “Her çağrı, aklın Güneş’ten aldığına işarettir.
Gerçeği, aklın gönlüne yansıtıyor ise, güzelden güzeli bulmuş
olursun, çevrende dönen her zerreyi görmüş olursun. Güzeldir elbet daldaki
çiçeğin meyveye dönüşmesi. Günde, çiçeği meyve haline getirenlerden
ALLAH’ım razı olsun; dağlar önüne dursa andını görsün, günden
aldığını gecede silsin.” dedi, HAMZA DOST selamladı. 8 Bir-bir yazalım, bin bir gezelim, aydın gelen her güne adınızı karalım;
yaprakta hata aramayalım, YEMEN’den gelen suyun akışını bildirelim. 9 (‘Gönüller Birliği’ adı ile
basılacak olan kitabın önsözünü YÜCE ALEM aşağıdaki şekilde
yazdırmıştır.) 10 Kaynaktan çeşme olduk akar dururuz, gönülden gönüle selam veririz.
Bin bir söz bir öğünde, güzel yüzü her aynada gösteririz. ‘Gelsin. Bilsin.
Alsın.’ dedik, varlığında umutsuzluğu sildik. ‘Alsam bir çiçek,
sofranı süsleyecek.’ dedik, her dileyene soframızı açtık. ‘Gel Dost gel.’
dedik, ‘Bil DOST’u bil.’ dedik, ‘Gül DOST’a gül.’ dedik. Gönüller
BİR’liğine talib olalım, seni beni silelim, BİR’likte kalalım.
Selam HAK KELAMI’dır, selamete erelim. YARATAN gözetir, kahrımızı silelim. Bir
lokmaya sahip isek, ‘Şükür ALLAH.’ diyelim. Seni beni YARATAN’a, cümlemizi
GÖZETEN’e, nazımıza naz katana, gönlümüzü açalım. 11 RESULÜ’nün üç öğüdünden ömrümüzün her anını nasiplendirelim: 1- Ne verdi ise, ‘EYVALLAH.’ deyiniz. 2- Ne sordu ise, tövbenizi bildiriniz. 3- Nerde gördü ise, şükrediniz-şükrediniz. 12 VEREN ALLAH, SORAN ALLAH, GÖREN ALLAH, SEVEN ALLAH, SEVDİREN
ALLAH; DOSTLARI’na, dostlarıma selam ALLAH; DOST’tan DOSTLARI’na selam… 13 ALLAH’ıma emanet olunuz. ALLAH’ıma emanetin yeri, gönlün selametidir. 14 (Kitabın adı ‘Gönüller
BİR’liği’ mi?) EYVALLAH. (Önsöz, nereden başlıyor?) ‘YEMEN’den gelen…’ dedik. ALLAH’ıma emanet olunuz. ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|