12 Mart 1985

MEVLÂNA’yım ben!

1 Kumdan aldık izimizi, kulak verdik sözümüzü, DOST postuna dayadık dizimizi. Yerden göğe niyaz ettik, her niyaza RESULÜ’nün adını kattık.

2 “Gelsen sözün düzüne, gülsen kulun yüzüne; aldığına sevinecek, verdiğin ile övüneceksin.” dedi, YUNUS’um sözü aldı: 

3 “Ekmek peynire aş dedim, suyun aktığı yere yaş dedim; dünya seven güzel ile, sevmeyene boş dedim.

4 Kaş ile gözün arasında, gönül ile kulun arasında bir nokta bin öğüt verir, öylece kul gerçeği görür.” dedi, YUNUS’um selamladı.

5 “Yoğurt yedik diz üstü, konuk gördük yol üstü. Cümleye selam verdik, gönlünü açan ile sevgisini saçanı kucakladık.” dedi, SARI ANA sözü aldı:

6 “Yokuştan çıkarken andığın sözü, yokuştan inerken bulduğun ÖZ’ü, aramızda bir nefes mesafesi… BİRLİK’te bulduk, nefsimizi rafa koyduk. Dağlar nefes verirler, ağaçlar her geleni görürler, kum misali olanlar RABB’ime kulluk hizmeti verirler.

7 Yaklaştığın an taşıma, bir damla su geldi başına. Dağlardan taşlardan yol sordun, ‘SARI ANA’m!’ dedin haline uydun, ‘Gel DOST!’ diyeni duydun. Çağırdın gelsen diye, geldim niyaz ettim, gül sen diye. ALLAH’ım RAZI olsun, yolda duran dört yolcu niyazını sana versin; MERYEM ile KAYGUSUZ, gerçeği sahife-sahife açsın.” dedi, SARI ANA; YUNUS ile MEVLÂNA’nın her an yanında olduğunu söyledi, selamladı.

8 Yapraklar sözlüğüne yazıldı, görgüne HAK niyazı serildi; eline, olumsuzluğu silecek izin verildi.

ALLAH’ıma emanet olunuz.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH