7 Mayıs 1985  Mecidiyeköy – İstanbul

MEVLÂNA’yım ben!

1 Yollarımız bir oldu, dillerimiz gür oldu, hallerimiz RESULÜ’nden soruldu. Cümlenize selam olsun, kumda ayak izi kalsın.

2 “Dağlar selam verdiyse, kulu eteğinde durduysa, gelen giden birbirine sorduysa; güzel senden, güzel benden, güzel cümleden…” dedi, YUNUS’um sözü aldı:

3 “Ne kayalar eğildi göremeden düzeni, ne nehirler yöneldi bilemeden YAZAN’ı; çevreden yol aldık, cümleye gelsin dedik, MEYDAN’a kurduk kazanı; ‘Selam olsun.’ dediler, MEYDAN’a her biri geldiler, ‘Nerde?’ deyip sordular, aradılar kızanı.

4 Suya attım odunu; bağa girdim, salkıma baktım, ‘Güzel.’ dedim tadını. Her olayın bağlandığı, her kulunun eğlendiği, DOST ADI’na beklendiği gün vardır. Güzellik; her günde aynı bağı bulmak, yerden göğe hoşnut olmaktır.” dedi, YUNUS’um selamladı.

5 “Yuva açtım ocağı tütecek, bahçesinde çeşit çiçek bitecek, aldığım bilgime RABB’im bilgi katacak.” dedi, MERYEM söze geldi:

6 “Yerden göğe hoşnut kaldık, akan suya gönülden daldık, her gelene güldük, her sevene sorduk; ‘Selamımız aldın mı, selam diyeni duydun mu; elma alıp kabuğunu soydun mu; içtiğin suya nane limon kattın mı?’ dedi, MERYEM selamladı. ‘Düş gördüm onayım, kendim ile kendimi sınayım.’ diyene değil, yanımızda olana.

7 “Dört yoldan ikisi sana, ikisi bana güler, her kulu en güzel günü diler. Yolum yolcuya açık, gönlüm her yola açık.” dedi, MERKEZ’im sözü aldı:

8 “Ağaç dalında yaprak, DOST olana güzel verir; çünkü dost olan, her hali güzel görür. Doğruya eğriyi katamazsın, çünkü elinde eğriyi tutamazsın. Günün yorumuna, gönlünün sorununu katma. Kement attığın olay, niyaz ile tuttuğun gerçektir. ‘Sahraya gidemem ki?.’ dediğin günü unutma. Sahradan gelene dost elini verdin, sevgin ile geleni sardın.” dedi, MERKEZ’im selamladı.

9 “Çevremizde yol alandan, giydiği fistanı gerçeğe dolayandan RABB’im RAZI olsun, çevresinde oluşan güzelliği görsün.” dedi, HACI BAYRAM karşımızda olana selam ile niyazını iletti. “ HACI BEKTAŞ’a bağladığı, kapısında ağladığı, doymaktan değil uymaktan beklediği düzenin, dileğince olacağını…” söyledi.

10 “Uymayana kaygu etme, dilemeyenin sürüsünü gütme. Varsın kendi sürüsünün sahibi çıksın, yakasına dilediği mendili taksın, senden aldığını senden olana versin. ‘Olamam.’ dese de, olmuş bağa girecek, tarlasında yeşeren ekinleri derecek. Gönlün rahat olsun, ‘Şifasını üzümden alsın.’ de, niyaz et.” dedi, HACI BAYRAM ile HACI BEKTAŞ selamladı.

11 “Aldığın at koşuyadır yükün taşımaz, YUNUS ile geleni dilden düşürmez, benliğini sileni gözden kaçırmaz, DOST KAPISI derde uymayanı geçirmez.” dedi, SEYYİD OMAR sözü aldı:

12 “Daldığım uykudan uyandır beni, değmese dostluğa güvendir onu. Yol yolcuya açıktır, sevgiliye götürür; nefsini uyuttuysan, kaygunu bitirir.

13 Adım-adım gitmeye niyet kurduk ezelden, RABB’im yolu açacak diledim ben tez elden.” dedi, SEYYİD OMAR selamladı.

14 “Kayguya gelmediysen, güzele adım attın; sofrayı kurmadıysan, gerçeğe niyet ettin. El ele verelim, MEYDAN’da cümleye sofra kuralım.” dedi, KAYGUSUZ sözü aldı:

15 “Kaygunun bittiği yerde görgü başlar, yerden göğe kul kendinde olanı taşlar; gölgesine gelen her taneyi sayar da, nefsini öyle soyar.” dedi, KAYGUSUZ selamladı.

16 “Emeğime güç geldi, dilediğim her olaya gönülden sevinç geldi.” dedi de PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

17 “Peylediysek DOST’luğu, dağlar yolu açacak; bağladıysak postunu, sular nasib verecek, kulu dilediği günü görecek; YEMEN’den gelen selam, deryanın yolunda olanlarla paylaşılacak.” dedi, PİR SULTAN ABDAL açılacak yuvada, gönülden katılan her kulunu selamladı.

18 “Yapraklar çiçeklerle, topraklar böceklerle söyleşirler, dallarda oluşan her yuvada kuşlar ötüşürler. ‘Dost.’ diyelim her birine, dost olalım dünya gününe. Yerden göğe katılalım, akan suya atılalım.” dedi, RABİA sözü aldı:

19 “İğne iplik alacağım, yama nerde bulacağım; dizim yerde, açık olanı örteceğim; değirmende bekleyen her kuluna, aldığı buğdayı sersin diye söyleyeceğim. Demde DOST KAPISI’nda, DOST YAPISI’nda, dost gönüller ileyiz. ALLAH’ım RAZI olsun, her gönülde niyazın gürlüğü kayguyu silsin.” dedi, RABİA selamladı.

20 YUNUS ile söyleştik, her dost geldi bekleştik, sevgimiz ile toplaştık. Cümlenize selam olsun, gelen, geldiği günden gerçeğe uysun.

ALLAH’ıma emanet olunuz.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH