9 Mayıs 1985 Şişli – İstanbul

MEVLÂNA’yım ben!

1 Hasır serdik kumuna, kulu dertten kurtula; el ele, dil GÜL’e, niyaz ettik olan hale. Cümlenize selam olsun, ‘Sebep TANRI’dan.’ densin.

2 Demde duvar örülür, şifa duvarın ardında görülür. Altı bardak su alsın, bir kamışa koysun. OMAR der ki; “Verdiğine ördüğüne, cümle kulu gördüğüne iman ettik; güvendik, RABB’im SANA dayandık. DOST KAPISI açsın, desin ki; ‘Bol üzüm yiyeceğim, her üzüm tanesinden şifamı alacağım.’ Naneyi üç demet kaynatsın, altı bardak suya katsın, her öğünde içsin, yerden göğe inandığı ADI ile kendine gelsin, ‘HAY’ diye-diye niyazına geleni bilsin, asla şüphe etmesin, kumdan gelen her adımda YEMEN’in EMRİ’ne uysun.” dedi, OMAR selamladı.

3 Kuma ayak koysun, bol kekik içsin. Zeytin yaprağını kaynatsın, sabah akşam içsin bir bardak. 

4 “Kaynayan her tencere, ateş bittiğinde durulur. Kuşağında uyum var, niyazında doyum var.” dedi, BEHLÜL’üm sözü aldı: 

5 “Dört duvardan ararsın, bir duvarda durursun, sırtına yükü vurursun. Kovalayan, kaçanı görür; kaçan, kendini korur; giydiğin fistan ile, arayan seni bulur.” dedi, BEHLÜL’üm selamladı.

6 “ ‘Bayramın günü gelmeden yeni fistan giyemem, oruç günü bitmeden ne verdiyse yiyemem.’ dersin, yemediğine yediğini katarsın, elden geleni gönülde tutarsın. ALLAH’ım RAZI olsun, yolunda gönlünü verene niyazı karşı gelsin.” dedi, MERKEZ’im sözü aldı: 

7 “Susam yedim şifa dedim, yağını sürdüm nema dedim; bildiğim, bilmediğim her öğütte RABB’imin ADI’nı buldum.” dedi, MERKEZ’im selamladı. 

8 “RABİA ile gelen her sözün külfeti alana, himmeti bilenedir. Zahmetini yüklendik, RAHMET’i ile paklandık, DOST olmayandan saklandık.” dedi, RABİA selamladı.

ALLAH’ıma emanet olunuz. 

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH

Nema: (Arapça) 1- Artma, çoğalma. 2 – Büyüme, uzama, gelişme.