29 Ağustos 1985 Hisar-İstanbul 

Sözlü Tebliğ:

1 Kimi dağda arar, kimi de bağda;
   kimi handa sorar, kimi de çölde...
   Kimi yolda tezgahı kurar,
   kimi ne gelse hayıra yorar;
   ara gönlünde DOST’unu,
   ver artık karar!

2 Her taneyi sayarsan,
   her haneye sorarsan;
   kendinden uzak kalırsın,
   hem zanda hem tende özür ararsın.
   Beklemezsen sözünü, çalamazsın sazını.
   Saklamazsan gözünü, bakamazsın Güneş’e;
   bile-bile kendini, atamazsın ateşe.
   Güneş sen ile bende aynı oyayı işlemez,
   kul gönlünü açmazsa güzel günü düşlemez!

3 'Gizli olan nesneyi ben açarım!' diyene,
   gaybı kendinden sayıp her an ateş yiyene;
   oyumuzu vermedik, o gönüle girmedik,
   RABB’im izin vermeden bir yarayı sarmadık.

4 Gül Dostuna, gel postuna,
   uyma elin kastına!
   'RABB’im!' diyen yanılmaz,
   'RABB’ten!' diyenin bileği bükülmez;
   aldı isen elimizden AŞK şarabını,
   gözünden kanlı yaşın dökülmez!
   Gül sen gülene, gül ver gelene;
   bal ile söyle, hal ile eyle.

5 GARİB şala bürünmüş, HAK AŞKI’na sarınmış;
   sorsan 'Nerde durursun?..' , sağa sola bakınmış.
   'Düşme!' dedik tuttuk elini,
   'Taşma!' dedik mühürledik dilini.
   Adımıza yazar da, toprakta gerçeği kazar,
   diktiği her fidanı sıra-sıra dizer.
   Kimi halden hale gelir,
   kimi daldan dala gezer,
   kimi gerçeği bilmez yalana küser;

   RABB’im, sanmayın yarattığından RAHMET’ini keser.