12 Aralık 1985 Perşembe

MEVLÂNA’yım ben!

1 Kendi kendimize sorsak, sevgiyi gönlümüzde yorsak; DOST ADI’nı bellerdik, kömürü ocakta küllerdik. Cümlenize selam olsun, YUNUS ile söyleşenden, her güzeli paylaşandan ALLAH’ım RAZI olsun, bindiği at aradığı gerçeğe götürsün.

2 “Ata bindim nalı yok, yola baktım taşı çok, gönül dedim, başa çek. Atına nal vurdurursun, yoldaki taşları kaldırırsın, gönülde olanı cümleye bildirirsin; dünyaya olmaza ağlamaya değil, bilgine eklemeye gelirsin, ektiğini toplarsan sevinirsin.” dedi, YUNUS’um selamladı.

3 “Yakaya taktım altın iğneyi, kulağa taktım küpeyi, bilene sordum kapıyı.” dedi, SARI ANA sözü aldı:

4 “Gayretime cümle alem güldü, yakamdaki iğneyi her gören sordu. Dedim ki; ‘BAĞIŞLAYAN’ın, RAHMETİ’ne; BAĞIŞLAYAN’ın, hizmetime armağanı.’ ‘Kulağındaki küpe?’ dediler; ‘DOST ADI’nı andım da, DOST yoluna geldim de, geçen güne güldüm de; kulağıma emaneti verdiler, doğduğum günde doyduğumu müjdelediler.’ ” dedi, SARI ANA himmeti ile hikmetinden yakasından kulağına geleni DOST bağı ile bağladı, selamladı.

5 “Kulağında küpe, yakasında iğne olmasa; SARI ANA’yı kim bilirdi, konduğu dalda bülbülü kim görürdü?” dedi, KAYGUSUZ sözü aldı:

6 “Kiminin sevgisi, kiminin saygısı, kiminin görgüsü: iğnesi, küpesi, bileziği olur, DOST ADI’nı öyle bulur. Kimliğini bildiren de, bulduran da RABB’imdir!

7 “Demde doymayı denersiniz, gelende uyum ile gerçeğe dönersiniz. Kemerde darlık varsa çözecek olan sensin, aklının hizmeti ordadır. ‘Satır satır okursam bilirim!..’ diyen; değişen günde pişmeden aşı yiyendir. Soframız açık, aşçımız gerçek!.. Geldi isek yiyelim, ‘Ne güzelmiş.’ diyelim!” dedi, KAYGUSUZ selamladı.

8 “ ‘Suyun varlığı silecek darlığı.’ dedim, su basan tarlama pirinci ektim. Gölgeyi düşünmedim, dar yere taşınmadım, emekten kaçınmadım, VEREN’den şüpheye düşmedim, her günümü geceye örttüm.” dedi, YESEVİ sözü aldı:

9 “Emek veren her kulu, bekler elbette yolu. Arabası dolacak, ektiği pirinci alacak, Güneşten gelen her renk sevgisine katılacak. Gel nazlı, gel niyazlı, GÜL misali sevgin ile hazlı. Doğruyu sen’den aldık, sevgiyi sen’den bulduk, kayguyu sen’in ile sildik.” dedi, YESEVİ selamladı.

10 “İsimden isime, dünya halidir. ‘Adı ile söyler.’ denilir. Bağlı olan bedende değiliz. Adımızı dünyada bıraktık, sizin bilgilerinize serdik. Onun için, sadece isim söyleriz.” dedi, PİR SULTAN ABDAL sözü aldı: 

11 “Seyyar gezen yıldızlara sorsan, ‘Senin gözünde.’ der. Çünkü onlar da bağımlıdır, YEMEN’den gelen her söz ile yorumludur.

12 Gezdiğim her toprakta ayrı iz gördüm, durmayı dilemeden, sormayı beklemeden dostluğu kurdum, mantığım ile nefsime galib geldim.

13 Çehrelerde gördüğün izlere sözün yetmez, çünkü aklın kimsenin gönlüne gitmez; horoza bakarsın, kümesinde attığı adımı koyun sürüsünde atmaz; çoban, pazarda yumurta satmaz; düzeni kuran RABB’im, kulundan elini çekmez!” dedi, PİR SULTAN ABDAL selamladı.

14 Nağmeler geldi ise kulağa; biliniz ki kendi sesinizdir, gönüllerinizden yakışan süsünüzdür, buharlaşan sevginizdir, buluşan muhabbetimizdir. Gel güzel gel bu güne, gel güzel gel bu yöne, hepimiz doluştuk bilinen hana. DOST’una çağrı yaptık, dağlarda yolları teptik. Gel nerden gelirsen, gel nerde bulursan, gel kim ile olursan, gel sevgini nereye getirirsen. ‘Yeter.’ demedik bir gün, ‘Biter.’ demedik o yön. Hep el ele oluştuk, her öğünde buluştuk, SEVGİLİ ile söyleştik. Yanardağa ocak dedik, ovalara kucak dedik; ağaçlara selam verdik, bilgimizin her satırını fısıldadık. Yapraklarla BİR’lendi, bilmeyenle zorlandı, kökünden aldığı güç yükseldikçe dayandı.

ALLAH’ıma emanet olunuz.

15 MERYEM ile söyleşmeyi, dumansız günde paylaşmayı bilenlerden ALLAH’ım RAZI olsun.

16 “Yağmur yağdığı günde, hizmetinin her yönünde ayrıya düşmeyenden, hali ile taşmayandan, attığı adımda gerçeği aşmayandan DOST’luğu sorsan diyecek ki; ‘Somunumu paylaştım, sorunumu hep aştım, bilmeyene ben şaştım.’ ” dedi, MERYEM her halin dostluğun temeli olduğunu söyledi, selamladı.

MEVLÂNAyım!

17 Aş ile baş ile elindeki taş ile gelen gelir, seven bulur, değirmene rahmetince yol verir.

ALLAH’ıma emanet olunuz.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH