|
9 Ocak 1986 Perşembe MEVLÂNA’yım ben! 1 Kendi kendimize gerçeğin aynasını tuttuk, RABB’imin EMRİ ile KEVSER ŞARABI’nı tattık, gönülden gönüle sular gibi aktık. Cümlenize selam olsun. YUNUS ile sözü alan, YUNUS ile geleni bilsin, her günün yorumunu öylece alsın. 2 “Çevreye bakındık, gülleri yakamıza taktık.” dedi, YUNUS’um sözü aldı: 3 “Güneş’e baktım, yumuşak yolda gönlümü AŞK’ı ile yaktım; gümüş sahanı yerde gördüm, almaktan sanılmasın kaçtım. Yerden gelen benimdir, RAHMET verse senindir.” dedi, YUNUS’um selamladı. 4 “Kement attım atı tuttum. Ayak izi yerde kaldı, DOST’luğu bende
buldu.” dedi, HAMZA DOST söze geldi: 5 “Saya-saya her fidanı, seveceğiz sürüyü güdeni. Ağızdan gelen gönülden olsun, her kulu aldığı söz ile sevgisini bilsin.” dedi, HAMZA DOST selamladı. 6 “Payıma düşen nedir? RAB ile gerçeğe şaşan kimdir?” dedi, BEHLÜL’üm sözü aldı: 7 “Bayrağım elde ise, kuşağım belde ise, verdiği güç
kolda ise; selden zordan sakınmam, vergimi hiç sakınmam. Kimine güzel verir,
kimine acı verir; sonunda, kim olursa olsun dostluğu bulur.” dedi,
BEHLÜL’üm selamladı. 8 “Her çağda dilenen BİLGE, elinden dilinden verdiği ile, gönlünden sardığı ile bilinir; MUHİDDİN-i ARABİ, andığı ile görülür.” dedi, sözü aldı: 9 “Kamer’de ilmin gözünü, yıldızlarda sözünü okuyan, Güneş ile bilgisini dokuyana selam veririz de, her seherde esen yelden sevgisini alırız. Kayalar aldığı sesi verir, bulutların ötesine verdiğini iletir. Alış veriş odur ki; O’ndan aldığını, O’nun ile veresin, yarım bırakmadığın her hizmetin himmetini göresin.” dedi, MUHİDDİN selamladı. 10 “Yaprağın getirdiği, şüphenin bitirdiği, dört
duvarın birbirine tutturduğu kapıdan cümlemiz geldik geçtik.” dedi,
KAYGUSUZ sözü aldı: 11 “Yoğurt ile doyarsam, balı içine koyarsam; dayandığım gerçek olur, uyandığım şifa bulur.” dedi, KAYGUSUZ selamladı. (Uykusuzluk için.) 12 “Uymayı dilersem; DOST bağını düşünüp, yoğurt ile balı yerim.” dedi, SARI ANA sözü aldı: 13 “Sarı-sarı çiçekler, büyük küçük böcekler, her biri sevgi ile birbirini kucaklar; getirin odunu yansın ocaklar; dostluk kurulsun, atılsın bıçaklar! 14 Ana olduk bilindik, sevgi dedik bölündük, kainatta bilgimiz ile salındık. Gel el ele olalım, BİR’lik kapısını bulalım, dostluk çağrısına hep beraber ses verelim.” dedi, SARI ANA sözü MERYEM’e verdi: 15 “Merhem olsun yaraya, suyu döksün karaya. Dar geleni açtı ise, DOST yoluna geçti ise; ‘ALLAH! ALLAH!’ diyelim, çevresinde güzeli koruyalım!” dedi, MERYEM selamladı. 16 “Mayayı yerinde verenin, somunu sepetinde bulacağı aşikardır. Her bir katrede; bildiğin kadar, bilmediğin mevcuttur. Konuk yoktur aramızda, sevgi dolu gönlümüzde.” dedi, HACI BAYRAM sözü aldı: 17 “ ‘Karar verdim, düz olacak; yolu bildim, toz bulacak.’ diyene, de ki; ‘Ne düze, ne toza, kararı kulu vermez: niyeti kurdu ise, taş yığılsa görmez.’ ‘Açacağız yolları!..’ dedi isek, RABB’imin EMRİ’ndendir!” dedi, HACI BAYRAM selamladı. 18 “HACI BEKTAŞ gölden sordu; ‘Balıkların çok mudur?’ ‘Dayanmayı bildi isek, emeğimiz güç müdür?’ Balıklar söze gelse, diyecekler ki; ‘Dost olun, emeğini katan ile RAB için postu bulun!’ 19 Dayanmayı diledik, yolda kumu eledik; her meyveyi topladık, birbiri ile katladık. Konuk yoktur aramızda!” dedi, HACI BEKTAŞ selamladı. 20 “Huyumuz suyumuz BİR’den BİR’edir, sevgimiz saygımız kuldan kuladır, vergimiz yargımız elden eledir.” dedi, PİR SULTAN ABDAL sözü aldı: 21 “Konuk; gelip geçen, -(Bu toplantıda bulunan herkesin kalıcı olduğu anlamında mıdır?) (GARİB: ‘Kalıcılıktan maksat; herkesin aynı ruh hali içinde olmasıdır.’ diye açıklar.) EYVALLAH.- , müymin olan, senin ile beni BİR bilendir, DOST KAPISI’nda kini silendir, aldığını vermeyi huy edinip her dileyene bölendir.” dedi, PİR SULTAN ABDAL selamladı. 22 Yoğun gelmese aldığın bilgi, çoğun bilmese gerçekte
görgü; ne ilim, ne bilim, geldiği yeri bulamazdı, RABB’imin EMRİ’ne
uyamazdı. 23 O DEDİ, BİZ söyledik; O VERDİ, BİZ peyledik; her anımızda gerçek ile oluştuk, sevgi dolu gönüllerle buluştuk. MEVLÂNA’yım! 24 Hazır sofra buluşalım, hizmetine talib olup çalışalım, himmetini
hep beraber paylaşalım. ALLAH’ıma emanet olunuz. 25 MERKEZ’im ile gelen, sevgisi ile bulana, derdine derman dileyip, varlığını sorana selam olsun. ALLAH’ıma emanet olunuz. ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLÂLLAH MUHAMMEDUR
RESULULLAH
|