|
7 Mart 1986 Cuma
MEVLÂNA’yım ben!
1 Meyhaneyi bildi isek, DOST YOLU’nu gördü isek; dağlara selam
veririz, cümlenizi HAK YOLU’nda diye severiz.
2 “Değirmene su gerek, değirmenci yoldadır; çuvallar dolu
buğday, taşımaya kol gerek.” dedi, YUNUS’um doymayı dileyene,
doğduğunu müjdeledi. (Neyin
doğduğunu?) Gerçeğin.
3 “Meyveyi toplamak için, fidanı dikmek gereklidir; ‘Yolundayım ALLAH’ım.’
diyen, yüreklidir.” dedi, YUNUS’um selamladı.
4 “Üç bohça ele aldım, dördüncüyü bele sardım, gölgesiz güne gelene
sordum; ‘Aşından, işinden, başından hoşnut musun?’ OLUHA
dedi ki; ‘Yerden göğe kadar.’ Almadan desteyi, bulamam desteği.
Dayanmayı bildiğim kadar uyarım.” OLUHA ile İBRAHİM
söyleştiler, cümle ile sevgilerini paylaştılar.
5 “Eğerlenmiş at oldu, yaprak-yaprak kat oldu, dost-düşman
sözünü sildi, her yaratılanı sevgili bildi, seher sefer birbirini bağladı,
muhabbet ile sevgide bilenleri ağladı.”
6 OLUHA, İBRAHİM, GANİ: “Merdane gelene gülen gözler
bizdedir, kaygu duman bilmeyende sözdedir.” dediler, çarşı pazar gaflet
ile dolana. “RAB ADI’na kainata nazar, gönlündeki NUR’adır; denilmesin ki;
‘Kimi ak, kimi karadır.’ ; DOST ADI’na atılan her adım, YAR’edir.” dediler,
DOST gönlüne, gönüllerde olan sevgilerini kattılar.
7 Elden ele olacağız, kement atılan olayda her an yanında
kalacağız. İnandığın gerçekten ayrı kalma! Alayım dediğin
her işte; atını ağaca bağlasın, çayıra salmasın! Yemeniyi
giyeceğiz, yol başına
geleceğiz, duman vereni sileceğiz.
ALLAH’ıma emanet olunuz.
8 ‘BİNBİR TEVHİT’ oku üç ay. Her gün bir tesbih
‘TEVHİT’, bir tesbih ‘ALLAH’, bir tesbih ‘TÖVBE’, ALLAH’ımdan DOST KAPISI
dile!
ALLAH’a ısmarladık.
LAİLÂHE İLLÂLLAH MUHAMMEDUR
RESULULLAH
|