10 Nisan 1986 Perşembe - Selçuk

(HAZRETİ MERYEM’in evine yapılan toplu ziyarette alınmıştır.)

MEVLANA’YIM BEN!

1 Dağlar taşlar selam verdi, yollar gelenleri gördü; DOST KAPISI’ında, bilenler gönüllerde ağları ördü.

2 “ALLAH!.. ALLAH!..” dedi de, YUNUS’um geldi söze:

3 “Ayrıda olmadıkça, gerçek ile dolmadıkça; okuduğunu bilemezsin, RABB’imin verdiğine gülemezsin!”

4 “Hoş gördük, hoşnut olduk, DOST ADI’na selam verdik.” dedi, MERYEM söze girdi:

5 “Altın gümüş tepsiden, aldığımız gönülden… Handa oturduk, son için niyaza durduk; her alan, her veren, sevgisinde gerçeği bulana, aldığı kadar sunduk.

6 Elini taşa süren, taştan resmini gören; aldığına gülsen, ‘Selam!’ desin gelsin!

7 Varolan, vardan bildiğine adını veren, söğüt dalında RABB’im ile hemhal olan, MERYEM’in adından yerini bulan, DOST KAPISI’nda cümle ile kalan.” dedi, MERYEM ile YUNUS’um selamladı.

8 At üstünde selam verdi, selamına cümle alem durdu, adı ile DOST’luğu sardı, BİR’den aldığına bin bir sözden name yazdı, ‘Selam!’ dedi de sofranızda durdu. KUMANDAN; “DOST KAPISI’na, DOST yapısına selam olsun, attığınız her adımda iziniz kalsın, sözünüz kainata imzasını atsın! Güç, ‘RABB’im!..’ diyendedir; güç, HAK lokması yiyendedir; güç, NUR’unu sırtına giyendedir.” dedi, KUMANDAN selamladı.

9 “Ahir desek, zahirde bulsak, engin bilgide deste-deste görsek, MEVLANA adına her gönüle selam versek.” dedi, HAMZA DOST cümlenizi selamladı.

10 Koyun kuzu, meradadır; DOST bilmeyen, karadadır; ‘Geldim, aldım.’ diyenlere, selam kelam kuradadır; yediğimiz her lokma, YAZAN’ın İZNİ’ndedir. Düzenden bildi isek, kaydına geldi isek; ‘ALLAH! ALLAH!’ diyelim, hoşnut olanlar ile hoşnutluğa gelelim! Günün aktığı yerde, gece gönüllerle aydınlanır; ocağın yandığı yerde, baca kurumlanır.

MEVLÂNA’yım! 

11 Her anımda, her yanımda, cümle ile DOST yönünde, hem canımda, hem kanımda, daldık RABB’im her konumda. Saymayı denedi isek, sayanı sınadıysak; adım adıma uymaz, yolda buz olsa ehil olan kaymaz.

12 Sürmeden el eline, sormadan GÜL diline; ‘Erdim, piştim.’ diyemezsin, HAK lokması yiyemezsin! YAHYA (PEYGAMBER) söze geldi de, elde somun buldu da, kandile yağı koydu da; ‘Nerden?.. Kimden?..’ demedi, TOKTAY’a halden sormadı. Dağdan taştan aşırdı, akan suyu taşırdı, bakan gören şaşırdı. ‘Düzlük, RABB’imin EMRİ!’ dediler, cümlesi selam verdiler. 

13 Selam ile kalınız, MERYEM ile gülünüz; EMRİ İLÂHİ’dendir, DOST’luk adına DOST’luk kurunuz! Selam sizlere olsun, selam cümlenizi sarsın, alan aldığı ile kalsın!

ALLAH’ıma emanet olunuz.

ALLAH’a ısmarladık.

LAİLÂHE İLLÂLLAH MUHAMMEDUR RESULULLAH