|
14 Nisan 1986 Pazartesi MEVLANA’yım Ben! 1 Kuyuya ses vermeden, uçan kuşa söz demeden, aldık geldik derinceden. Gönülden DOST KAPISI’na daldık, doğruyu gerçekten bildik, elde olan eğriyi saldık; akıldan üstünlük, gönülden BÜTÜN’lük, mantık ile tamamladık; demde oluşan, DOST KAPISI’nda buluşan, YUNUS ile söyleşen SARI ANA’yı selamladık. 2 “Katı gelmez söz bizden, eğri olmaz düzen. ALLAH’ımdan,
yumuşak yoldan geldik, ‘Dursun durakta.’ diyenden sorduk. Yoran duran elde
olmaz, SARI ANA elini verdiyse kul yolunda kalmaz, çiçeğine verdiğine
suyu asla solmaz. Bağlı olan çözülür, ekli denilen çizilir; ‘HAY’ diye
girdiysek söze, gönül bahçesinde gezilir. 3 Konuk geldiğine, nasip verdiğine, yapıya kapıya sahip çıkarız gönüller bağlı olduğuna.” dediler, YUNUS’um ile SARI ANA selamladılar. 4 Ekşi elma yiyesin, elmayı bal ile karasın, kıbleye karşı durasın, ‘Şifa SEN’den RABB’im!’ diyesin! Üç öğünde birer elma, bir kaşık bal. Yavruya. 5 Komşuya yol sorsan, gittiği yolu tarif eder; DOST’una yol sorsan, güttüğünü tarif eder; gönlüne yol sorsan, ‘RABB’im!’ der yazılana güler. 6 “Her varolan, yaratılmışlığın yorumunu bilir; ne var ki, örtülü perdeyle oturur. Açalım-geçelim, BİR’lik kabından KEVSER ŞARABI’nı içelim.” dedi, KAYGUSUZ, DOST KAPISI’nda MERYEM’i gördüğünü söyledi. 7 Yaprak-yaprak topladık, bir kaba katladık, DOST KAPISI’na gelişini kutladık. Ayaktan geçene, sevgisini seçene her birimiz yardımcıyız. Ağacından aldığın budağın gelen güne hazırlanır, gerçekte adın yazılıdır. MERYEM elinden komaz, SARI ANA emeğini esirgemez. Eşikten adım attık, gönülden aldığımız ile genişliğe yol tuttuk. Adım-adım dersiniz, tatlı aşı yersiniz, NUR’u ile dolarsınız, deryalara dalarsınız. Gün güzel, gerçek güzel; dağlar, taşlar, ovalar DOST ADI’na türkü söyler. 8 Yoğun gelse DOST sözü, gülsün her hal ile kulun yüzü. Değirmen asla boşa dönmez, aldığı suyu geriye salmaz. Her olay, destek olur sevene. Doyduğu her konuda doğruya getirir, kayguyu bitirir. ALLAH’ıma emanet olunuz. ALLAH’a ısmarladık.
LAİLÂHE İLLÂLLAH MUHAMMEDUR
RESULULLAH
|