27 Haziran 1986 Cuma

MEVLÂNA’yım ben! 

1 Kuşlar yolları bilir, kullar yönünü bulur; dağlardan yol sorarsan, doğduğun güne getirir. Komşuya selam versek, aldığı her nefesi DOST ADI'na dinlesek; döne-döne alırdık, kuyudan geleni kuyuya verirdik.

2 "Geldim nazlı adına, ‘RABB'im!’ dedim yandım AŞK'ına. Gel gülen yüzlü, gel güzel sözlü." dedi, YUNUS'um sözü aldı:

3 "Dayandığım kapıda gerçeğin yaprağını saydım, nefsimi öylece soydum; değişen her günün olayında, gönülden aldığım ile doydum." dedi, YUNUS'um; dört duvara işlediğin, bilmediğini taşladığın her öğünde OMAR ile el-ele olduğunu söyledi. (HZ.OMAR, ULU'su mu?) EYVALLAH.

4 OMAR der ki: "Dört duvarda dördünün adı yazılır, çatısı RESULÜ'nün muhabbeti ile örtülür, bildiğin her konu adilane tartılır. Ne derlerse-desinler, elinden olandan, gönlünde olanın daha büyük olduğuna inansınlar. Gönülden-gönüle yapraklar okunur, elden-ele gerçek dokunur. Ona de ki: ‘Bildiğimi HAK'tan aldım, ÖZ'ümde katıksız olanı buldum. Kiminde olan örtüye asla gözüm değmedi, DOST ADI'na aldığımı benden başkası bilmedi.’ Derman dileyen her kulu, yöneldiği gün RABB'ime, bulacaktır yolu."

MEVLÂNA'yım! 

5 Kim olursa-olsun, nerden gelirse-gelsin, yeter ki ÖZ'ünde olana yönelsin.

6 "HAMZA DOST ile çıktığınız yolda, dost da düşman da olacak kolda. DOST'u gönülde bulalım, düşmanı-DOST kılalım." dedi, HAMZA DOST sözü aldı:

7 "Meyveyi ağacı ile sevdim, sevene kabuğunu soydum; her niyaz edeni, ‘RESULÜ’nün Ümmeti’ dedim saydım. Yaprağın getirdiği, her satırda gerçek ile bitirdiği bilinir. Düne-güne bağlamadan gelen günü açacaksın, açılan kapıdan OMAR ile geçeceksin. Sitem etmeden gelsinler, ektiğin fidanları görsünler ve desinler ki; ‘Kul, ektiği fidan kadar anılır; meyvesi yenildikçe, yiyen kadar sevilir.’ Dağlar açtı ise yolunu sana, de ki; ‘RABB'im yön verdi bana.’ Selam verdim düne, emeğim güne, DOST'luğum sona. " dedi, HAMZA DOST selamladı.

8 " ‘Düğüm attın.’ diyenlere, de ki; ‘Atılan her düğümde RESULÜ'nün Emri’ne uydum, okuduğum her satırda ÖZ'ümde olanı duydum.’
Gel güzel adın ile, gül güzel AŞK'ın ile. Saydığım-övdüğüm, O'nun yazdığıdır." dedi, VEYSEL'im her tesbih tanesinde ADI'n ile okunan gerçeği zikretti.

9 Boşluk, hayal ile hakikatin kapısıdır. Kapıya gelen; öğüt ile aldığını bilsin, hakikat kapısını çalsın. Hiç bir şüphesi olmasın ki, o kapı RABB'imin EMRİ ile açılacaktır, bilse-bilmese geçilecektir. ‘Duymadım.’ diyen, EMİR geldiğinde duyacak; ‘Görmedim.’ diyen, görecektir!

10 Kaygu boşluğunu muhabbet ile dolduralım, aradaki mesafeyi kaldıralım; senden-benden değil, bizden diyelim; DOST sofrasında, HAK AŞI yiyelim!

ALLAH'ıma emanet olunuz.

ALLAH'a ısmarladık.

LAİLÂHE İLLÂLLAH MUHAMMEDUR RESULULLAH