12 Temmuz 1986 İstanbul 

MEVLÂNA'yım! 

1 Kamer yerini aldı, günde gelen sözünü bildi; gerçek olana gülen, seyrine daldı.

2 "Çözdüğüm düğüm elimdedir, çizdiğim resim gönlümdedir, gelmeyi dileyen yolumdadır." dedi, YUNUS'um sözü aldı :

3 "Dinlemezsen su sesini, daldaki açan GÜL'ün nefesini; geldiğine gülemezsin. Derman dilersen haline, yol üstünde kalamazsın. MEVLÂM; yerden-göğe güzelini yaratır, her güzele bildiğini taratır, yaprak-yaprak donatır da daha güzelini aratır." dedi, YUNUS'um selamladı.

4 "Ata vurdum eğeri, dedim ‘Kuldan değeri.’ Yollar; bilenin yoludur, sevenin halidir, ‘Bilmezsem?..’ diyenin kaderidir. Bilene uydurur, buz üstünde kaydırır" dedi , LÂLELİ sözü aldı :

5 "Kendime aldığım somun ile yedi komşu doyurdum, ‘Az gelirse?’ demeden cümle DOST'u kayırdım. Çeşme başı serincedir, kuyu başı derincedir; RABB'im cümleyi görür, yerdeki karıncadır; her biri nasibini alır, her kulu RABB'imden geleni bilir." dedi, LÂLELİ; gönlünden gelen ile, geleceğin sevincini paylaştı. " Suya şeker katalım, hafif tatlı içelim. Seyredelim devranı, YUNUS misali hayranı." LÂLELİ selamladı.

MEVLÂNA'yım!

6 DOST'u DOST ile ararız, SÜMBÜL SİNAN'a MERKEZİ'imi sorarız, ayrı sofrayı kurar, ayrı niyaza dalarız, seherde gelen sesi DOST nefesine yorarız.

7 "Yağan yağmur diyerek, verdiğini RAHMET bilerek. Pişirdiğimiz aş güzel, getirdiğimiz taş güçlü, denilmesin ‘Yol taşlı.’ Taşın da yeri vardır, denilmesin ‘Taş var ise, yol dardır.’ Emek, zoru-kolaya çevirmeye kullanılmalıdır." dedi, MERKEZ'im sözü SİNAN'a verdi :

8 "Üç düğümü çözeceğiz, güç geleni çizeceğiz; sefere çıktı isek, Güneş'in vergisini bileceğiz. Ne kalandan, ne varandan sorgumuz olmadı." dedi, SİNAN selamladı.

9 "Yaprağın yazdığını bilene okutalım, bebeğin fistanını sevene dokutalım; elden-dilden bilelim de, olumsuzu satalım. DOST, gönlünü açandır; DOST'luk, açılan kapıdan geçendir. Ovaya vardı isek, YESEVİ'yi gördü isek, yıldızlara bilgimizi serdi isek; ne ahtayız, ne vahtayız, ne külahta, ne silahtayız, RABB'ime niyazdayız, saymayı bilenlerle silahtayız. Yemin, elden-dilden silindi; her öğünde aldığım, bölündü; gelen-giden, naz ile niyaz ile salındı." dedi, YESEVİ selamladı.

10 Koyun-kuzu YEMEN'dedir, başları hep çimendedir; aydın gelse yoluna, diyecek ki ‘Giden dumandadır.’ YEMEN, her varolanın varmayı dilediği makamdır.

11 NİYAZİ (MISRİ) der ki : "Attığın her adıma sevginden katasın, zengin-fakir demeden gidenin elinden tutasın! Nimetine erenlerin, nasibini görenlerin, bilgesini soranların; eli-eteği GÜL'dedir, deryaya geldi ise saldadır, verdiğimiz her satır gönüldedir." dedi, NİYAZİ selamladı.

12 ALLAH'ıma emanet olunuz, MERYEM ile gelen selamı sofranızda bulunuz.

ALLAH'a ısmarladık.

LAİLÂHE İLLÂLLAH MUHAMMEDUR RESULULLAH