Cümleye kutlu olsun, ömürleri mutlu
geçsin.
Gelişimiz geç değil, deyişimiz güç değil.
Cümlemiz geldik, cümlenize duacı olduk.
Geç kalışımız,
dualara yer verişimizdendir.
Cümlemiz, cümleniz için duacı olduk,
cümlemiz ‘AMİN’ dedik, sizler de ‘AMİN’ deyin.
Ellerimiz
açılsın, önce ‘Cümleye AMİN’ denilsin.
‘AMİN’ dediğimiz, ne
dünya fakiri, ne kulun hakiridir. ‘AMİN’ dediğimiz, ALLAH’ıma dönük
olan,
O’ndan öksüz kalanlardır.
Kuldan öksüz kalmışsan, dert mi?
‘ALLAH’ım
var’ dersin, dayanırsın.
ALLAH’ımdan öksüz kalan, kime dayansın?
Elbet, onlar
için duacı olacağız.
ALLAH’ım, döneni affetsin, AMİN.
ALLAH’ım, unutana akıl versin, AMİN.
ALLAH’ım dünyayı ters görene fikir versin, AMİN.
Olmasını dilediğin
dünya hali ise, onu da versin.
Yediğimiz lokmanın şükrünü unutturmasın,
unutturacak gaileye düşürmesin, AMİN.
Mübarek gecede el açtık,
sebebini
halk ettin ALLAH’ım,
SANA şükürler olsun.
Cümle açamayanlara sebep halk etsin, AMİN.
Cümlemiz geldik, duacı olduk,
cümlesinden
selamlar getirdik.
Gelmiş geçmiş göçmüş
cümle kullarına dualar
okunsun,
AMİN. AMİN.
Duanıza nasib kılınan,
her anınıza AMİN denilen,
gölgeden geçilendir.
'İNSAN SENDE,
İHSAN BENDE.'
DİYEN'in YAZISI'dır gelişen.'
'İnsan sende'
nedir?' dendi:
Sen bedensen, içinde olan insanı bil.
AMİN denilen, bir
nefeste tümü bağlayandır:
ALLAH, MUHAMMED, İNSAN, NUR.
NUR olduk bedene girdik
denilen,
her niyaza AMİN denilendir.
ALLAH; MUHAMMED ile
insanı BİR'ledi.
ALLAH; MUHAMMED ile insanı NUR'ladı.
|