
Zengin-fakir bir lokmaya, soğuk-sıcak bir hırkaya,
cümle alem bir fırkaya selam verir, DOST görür.
(O fırkadan maksat ne acaba?)
Dostlar söze gelirse, eşitte cümleyi görürse, gülerler. Dostlar söze gelirse, çeşitte cümleyi görürse;
fırkaya ayak koyarlar, her birine adını sayarlar.
Konuk gelenden aldık, her sözünde tek-tek durduk,
ayrı fırkalara sorduk; 'Baştan-sona' dediler.
Unutulmasın, güzellik çeşittedir.
Eşit gelen her konuda gönül çeşit arar.
Gözünde sadece mavi veya yeşil rengi görmek
kulun gerçeğe uyumunu sağlayamaz,
bilincine bağlayamaz.
Onun için kainat fırkalara bölünmüştür;
elbet bilgi olarak.
Gerçek bilim, âlemlerin tamamıdır.
Her yüzyıl bir fırkanın emridir,
ALLAH'ımın fırkalara EMRİ'dir.
MEVLÂNA, yüzyılın on beşinci yılındadır.
(Fırka burç değil midir?) Hayır.
Fırka; kulların bilinç düzeyinin uygulandığı bölmelerdir.
(YEMEN bir fırka mıdır?)
YEMEN, fırkaların düzenlendiği MAKAM’dır.
(Dünyayı yöneten bir fırka var mıdır?)
Yasa ne diyorsa onu getirelim,
uymayanı bitirelim.
EYVALLAH.