
Kervan ile çıktık yola,
subaşında verdik mola.
Kervanbaşı’na sorduk;
‘Varışımız nereye?’
‘Şu tepenin ardı’ dedi,
gideceğimizi işaret etti,
varışımıza şahadet etti.
Kervanda yedi deve, yedi de yolcu vardı.
Birinci yolcu, ikinciye sordu: ‘Somun var mı?’
İkinci yolcu, üçüncüye sordu: ‘Suyun var mı?’
Üçüncü yolcu, dördüncüye sordu: ‘Gücün var mı?’
Dördüncü yolcu, beşinciye sordu: ‘Bacın var mı?’
Beşinci yolcu, altıncıya sordu: ‘Öc’ün var mı?’
Altıncı yolcu, yedinciye sordu: ‘Tâc’ın var mı?’
Yedinci yolcu dedi ki: Yer şahit varlığıma.
Bindiğim deve şahit, cömertliğime.
Gökler şahit, sevgime.
Tâcım da, tahtım da, sevgimin eseridir;
ezelde aldığım bilgi, bilgimin as'arıdır;
yedi devenin yükü, yedi yerde tutarlıdır;
sevgi yüklenmek istemez,
dilediğin kadar uçarlıdır.’