"Gerçeği
bilerek, kaderi bölerek, her yola uyarak geldim." dedi, (AKŞİT) selamını
aldı: "Güneşe baka baka, suyunu döke döke huzuru
buldum, doyuma geldim gördüm. Müsterih olsunlar, yerimde bilsinler.
Gayesizliği sildim, HAK olanı buldum, YAZILAN'da hatasızlığı
gördüm." "Vakit
dardan, yerim zordan almadım, 'Yavrum kalır!?' diye kaygu duymadım,
yanınızdan uzak kalmadım. VAROLAN verdi, yazınızı güzel gördü. Sarih gördüm.
Yalnız değilim. 'Kal' denilen halde uyulanı, yolumda eğileni yanınıza
getirdim. MEVLÂNA
ileyim. Kayguyu halden bildim, HAK ADI'nı gelesiye kadar andım; sevdim,
sevdiğim kadar sevildim, sevenin dostluğunda selameti buldum;
ummadığım gibi, yerimde yoğun YARDIMCI gördüm. Gelişimi
sorarsanız, anda orda anda burda, bedeni gömlek misali sıyırdım; 'Güneşe
bakamadım.' diyene, 'Elimi versem.' diye düşündüm, MEVLÂNA'yı yanımda
gördüm. 'Elini vereceksin, Güneş'i göstereceksin, ne var ki yolumuzda önce
örneğe uyacaksın.' dedi. 'Hataya düşene, darılır mı?' denilmesin, dünya hali
halimize yorulmasın! Güzellik, olduğum yerde, olduğum gibi. Döne döne gelirim, gözyaşımı silerim. 'Yaşamak,
güzel!' diyene söyle ki; 'Yaşamak güzel güzeller ile, gerçekten
ayrılmadan, yedeğe yol vermeden.' 'Dileğin nedir?' derseniz:
Ağlayana üzülürüm, yerimi bilemezler diye. Ocak tütecek, YUVA'ya
Güneş girecek. Yavruma diyeceğim, ALLAH'ımdan alacağımdır: Dert
bilme, sert deme, eşitte kalma! Eşitte, sevimsizlik vardır.
'Çeşitte, uyumsuzluk var!' denilse de: değer verdiğinden, güzel
çirkin yorumunu gösterdiğinden, eşitlikten güzeldir. ALLAH'ım
yanınıza daim göndersin, gündüzü geceye bağlasın, katı uyanı daireye
bağlasın. ALLAH'a emanet olunuz. Yalvaran görürsen dur dinle, kucağı
boş ise ver elinle; olduğu kadar, gücün yettiği kadar.
SAHİBİN seninledir, olumumuz O'nunladır. Yaratıldık gözetildik,
ağlatıldık özletildik, bekletildik diye şikayetçi olduk. Yolumu
buldukta, elimi verdikte; her yol bağladı, huzurumu sağladı. (AKŞİT
GARİB'e hitaben.) Semaya vardığım gün; senden geleni
aldım, gördüğünü öğrendim, bildiğinden sordum. MEVLÂNA;
verdiğini, yazıyla serdiğini söyledi. Duyan gelir, gelen alır. Yolun
açık, niyazın gün olsun, ALLAH senden RAZI gelsin. Kendir süze gelmez, keten sapı vermez. Oldum, geldim,
doldum, buldum; şaka ile girdim, şaka misali erdim; bilenin
bilmeyenin yardımındayım."