Akşit

1
"Gerçeği bilerek, kaderi bölerek, her yola uyarak geldim." dedi, (AKŞİT) selamını aldı:
"Güneşe baka baka, suyunu döke döke huzuru buldum, doyuma geldim gördüm. Müsterih olsunlar, yerimde bilsinler. Gayesizliği sildim, HAK olanı buldum, YAZILAN'da hatasızlığı gördüm." "Vakit dardan, yerim zordan almadım, 'Yavrum kalır!?' diye kaygu duymadım, yanınızdan uzak kalmadım. VAROLAN verdi, yazınızı güzel gördü. Sarih gördüm. Yalnız değilim. 'Kal' denilen halde uyulanı, yolumda eğileni yanınıza getirdim. MEVLÂNA ileyim. Kayguyu halden bildim, HAK ADI'nı gelesiye kadar andım; sevdim, sevdiğim kadar sevildim, sevenin dostluğunda selameti buldum; ummadığım gibi, yerimde yoğun YARDIMCI gördüm. Gelişimi sorarsanız, anda orda anda burda, bedeni gömlek misali sıyırdım; 'Güneşe bakamadım.' diyene, 'Elimi versem.' diye düşündüm, MEVLÂNA'yı yanımda gördüm. 'Elini vereceksin, Güneş'i göstereceksin, ne var ki yolumuzda önce örneğe uyacaksın.' dedi. 'Hataya düşene, darılır mı?' denilmesin, dünya hali halimize yorulmasın! Güzellik, olduğum yerde, olduğum gibi. Döne döne gelirim, gözyaşımı silerim. 'Yaşamak, güzel!' diyene söyle ki; 'Yaşamak güzel güzeller ile, gerçekten ayrılmadan, yedeğe yol vermeden.' 'Dileğin nedir?' derseniz: Ağlayana üzülürüm, yerimi bilemezler diye. Ocak tütecek, YUVA'ya Güneş girecek. Yavruma diyeceğim, ALLAH'ımdan alacağımdır: Dert bilme, sert deme, eşitte kalma! Eşitte, sevimsizlik vardır. 'Çeşitte, uyumsuzluk var!' denilse de: değer verdiğinden, güzel çirkin yorumunu gösterdiğinden, eşitlikten güzeldir. ALLAH'ım yanınıza daim göndersin, gündüzü geceye bağlasın, katı uyanı daireye bağlasın. ALLAH'a emanet olunuz. Yalvaran görürsen dur dinle, kucağı boş ise ver elinle; olduğu kadar, gücün yettiği kadar. SAHİBİN seninledir, olumumuz O'nunladır. Yaratıldık gözetildik, ağlatıldık özletildik, bekletildik diye şikayetçi olduk. Yolumu buldukta, elimi verdikte; her yol bağladı, huzurumu sağladı. (AKŞİT GARİB'e hitaben.) Semaya vardığım gün; senden geleni aldım, gördüğünü öğrendim, bildiğinden sordum. MEVLÂNA; verdiğini, yazıyla serdiğini söyledi. Duyan gelir, gelen alır. Yolun açık, niyazın gün olsun, ALLAH senden RAZI gelsin. Kendir süze gelmez, keten sapı vermez. Oldum, geldim, doldum, buldum; şaka ile girdim, şaka misali erdim; bilenin bilmeyenin yardımındayım."