Havva

5
HAVVA HATUN der ki: (ADEM’in eşi mi?) Evet. “ Asmayı gördüğümde, üzümünü yediğimde, ADEM’de yol olmadığını bildim, YARATAN’ı öyle tanıdım. ADEM’i gördükte, YARATICI’m onu sandım. Üzümü yedikte, kainatı bildim. Gösteren ADEM’di, amma olduran değil. Evet. Güdüme değil, kumuna yürüdüm. ADEM’den öteye, YARATAN’ı aradım. Güdüm; gönül yolunun itimi.” Müsaade dilendi, HAVVA’ya söz verildi: “ ‘Kal.’ demeyen durmaz, kul olmayan gelmez, dünya emir gelmeden dolmaz. Niyazını edenin gönlü boş kalmaz. (Elma resmi yapılır) Elmayı oldurana, yılanı sardırana, YM gününü bildirene, ne dilde desem? Demedim. Dilde dilsiz, bedende kolsuz oldum. Her olayı O’nda çözdüm. ‘Misafirim.’ dediğim, günümü bekledim. Her gelen misafir olduğunu unutmasa; bağlantı kurmaz, ‘Kök atayım.’ demez. Kulun gelişi elma misali; çiçeklenir, meyve olur, dökülür, kök yerinde kalır. Ağaç, kul nesline benzer.” dedi, cümlenizde günün olgunluğunu bulduğunu söyledi.