Hz.İBRAHİM

18 şubat 1971
her kulun yumağı düğümlüdür kıral da olsa

isanın çarmıha gerilişi ibrahimin ateşe atılışı
şüphesiz inandılar allahımdan dediler
neticeye vardılar

06 mayıs 1971
gelen ayaklar gülen dudaklar

neşeden uzak kalmasın adımınız eksilmesin
ne demektir bilir misiniz
ayağınız dert almasın adımı eksilmesin
muhammed ümmeti öksüz kalmasın
ne isa ne musa ne ibrahim dudağı büzülmesin
hepsinin cümlesinin adımı eksilmesin
gülüşü daim olsun

03 ocak 1972
ibrahim der ki

ben yanmışım aşk ateşi ile
odun ateşi bana ne yapsın
varsın dünyanın odunu dünya bedenini kavursun

02 haziran 1972

Hz.İBRAHİM selam dedi
Kaygularına ortak oldu
Aslında kaygu yersiz
Kul hayır olandan habersiz
Şerre değil hayıra yorsun

29 ocak 1973
Adem’de görmedin mi?
Havva’da duymadın mı?
İBRAHİM’e sormadın mı?
İsa’ya bakmadın mı?
Musa’dan almadın mı?
Muhammed’e uymadın mı?
Öyle ise
Kimi kimden ayırayım
Hangi kulu kayırayım der mi Yüce Allah’ım?

28 ocak 1974
somun hz ibrahimden gelsin

gelişini cümleniz bilsin
geldi cümlenizi gördü gönülleri yuğdu
cümlesi hal ile bulsun gül ile bir olsun
sayıda çok gönülde tek kalsınlar dedi

23 aralık 1977
-resim verilir-

niyette yer alan isa denilen yolunu aldığınca yayandır
ibrahim bildiğince açılandır
ali olduğunu bildiğini yaydığını cümleye gösterendir

24 ekim 1985
nuhun verdiğini musanın gördüğünü

isanın gerdiğini bilendeniz
ibrahim ile yakuba verendeniz
cümle alem ile birliği kurandanız
dedi adem

26 ekim 1985
cebrail ibrahime isim verdi yol verdi

ismaile baktı da koç olup bıçak altına girdi

20 şubat 1986
demir dövdüm elimdeki emeği övdüm

her ele geleni seve seve saydım
dedi ibrahim sözü aldı
demir tava geldiyse yerden göğe hizmettedir
gönül tava geldiyse kainatta hizmettedir
güneş sevgiye yol verir
ağacın gölgesi hal verir
ağaç suyunu bol alırsa
gövdesine dal verir
hep el ele olalım
taş ta olsa demir de kalsa
gün geldiğinde tavlanır bilelim
benim emeğim bana geçerlidir senin emeğin sana
cümlemiz el ele olursak sona geçerlidir
dedi ibrahim selamladı

07 mart 1986
üç bohça ele aldım dördüncüyü bele sardım

gölgesiz güne gelene sordum
aşından işinden başından hoşnut musun
oluha dedi ki
yerden göğe kadar almadan desteyi
bulamam desteği
dayanmayı bildiğim kadar uyarım
oluha ile ibrahim söyleştiler
cümle ile sevgilerini paylaştılar

07 mart 1986
eğerlenmiş at oldu yaprak yaprak kat oldu

dost düşman sözünü sildi
her yaratılanı sevgili bildi
seher sefer birbirini bağladı
muhabbet ile sevgide bilenleri ağladı

07 mart 1986
oluha ibrahim gani

merdane gelene gülen gözler bizdedir
kaygu duman bilmeyende sözdedir
dediler çarşı pazar gaflet ile dolana
rab adına kainata nazar
gönlündeki nuradır
denilmesin ki kimi ak kimi karadır
dost adına atılan her adım yaredir
  dediler dost gönlüne gönüllerde olan sevgilerini kattılar


11 haziran 1987
Duvar ördük ölçüsü yok
Sıva vurduk alçısı yok
Tevhit çektik hocası yok
İBRAHİMİN ‘Adı’ ile ördüğü
Duvarın aşkına düştük
Verdiği bilgiye şaştık
Dedi ki;
At ile gidemediğin yere
Yürümeyi dene
Kendini el emeği ile sına
Tatlı aşın, tatlı işin
Dost günün, dost ile başın 

15 haziran 1987(1)
İBRAHİM’e sorduk da
Uçan kuşunu gördük
Başımıza Eyyüb’ün
Altın tacını ördük
İBRAHİM niyaz etti
Havuza her biriniz adına
Birer balık attı
Eyyüb’üm 'Şifa' dedi
Dertleri suya sattı
Sular alıp gidecek
Çoban sürüyü sürecek
Açık kapı bekledik
Her niyaza öbürünü ekledik
Adımızı eşiğine yazdılar
Adımıza Meydan’ında gezdiler

15 haziran 1987(2)
İBRAHİM, Selam dedi
Uçan kuşun her birine
Nefesleri ulaşsın
Rabbin gönül erlerine 

09 ağustos 1987
Adağımız dildeyse
Kitabına uyduysa
Allah Allah diyelim
İBRAHİM’e uyalım

07 ekim 1988
Girdik şehrin havasına
Baktık cami havasına
Gök ve yer birlik olmuş
Birliğinde gerçeği bulmuş
Âlemlerin Rabbine
Kulluk niyazı etmiş
Biz bize, diz dize, göz göre
Sözlerimiz birlendi
Seslerimiz gürlendi
İki güvercin olup
Gök kubbede dolandı
Dolananlar; İBRAHİM ile E
yyüb

14 ekim 1988
Su başında söyleştik
Sudan şifa alanla (Hz. Eyyüb)
Göl başında buluştuk
Ateşten vefa görenle (Hz. İBRAHİM)
Yol üstünde buluştuk
Sözde sefa sürenle (Hz. Mevlana)
Her biri adın almış
Her biri diri kalmış
Hem sazı
Hem sözü bırakıp
Duru kalmış

13 mayıs 2003
Selam alan selamını vermeli
Gönül kapılarını açıp görmeli
Demeli ki;
Gönülden gönüle bağları vardır
Rabbimin ulaşılmayan dağları vardır
İBRAHİM'e İismail'e ulaşanların sözleri vardır
Yahya'nın elinde ezelden fermanı vardır
Her birinin halinde
Rabbimin sergisi, sargısı, sevgisi vardır

17 temmuz 2003
Hz. İBRAHİM der ki;
Biz bizden değil sizden sorumluyuz
Biz anadan babadan yorumluyuz
Ona de ki;
Babayı atmasınlar,
Anayı satmasınlar
Elde avuçta olanı dökmesinler
Yakaya zulüm yaprağını takmasınlar
Adem'den Muhammed'e sözümüz birdir
İki âleme azap vermesinler
Güneş yerden göğe gökten yere her an alışveriştedir

03 temmuz 2005
Yolumuzda güzelden güzeli gördük
Rabb’imin nimetlerini seyrettik
Hz.İBRAHİM’in makamına vardık
Gönüllerden geçeni saydık
Öfkenin sevgiye çevrildiğini gördük
Balıklar eyleştiler
Adımıza söyleştiler
Hz.İBRAHİM dedi ki;
Rabb’imin nimetlerini gördünüz
Rabb’imin sevgisini sarındınız
Her adımda korundunuz
Garib’in sözünde gerçeğini buldunuz
O ki; her adımı Rabb’iyledir
Balıkları duysaydınız
Söyledikleri şarkıyı bilseydiniz
Sesi sözü veren Allah’ım
Balıklara söyleten Allah’ım
Dileyim sayasınız, duyasınız
....................
Geçti geçmedi demeden
Kendinde olanı sergilesin
Kendinde gelişeni sorgulasın
İnsanoğlu önce kendini yargılasın
Göldeki balıklar kadar şükürler olsun
Buluşturan Rabb’im
Dostluğumuzu daim taze tutsun
Ekmeğin her lokmasını tadıyla yedirsin
Cümlenizden Allah’ım razı olsun
Kıymet bilenler
Güzelden güzeli görsün, dedi
Hz.İBRAHİM her adımımıza niyaz etti

04 temmuz 2005
İBRAHİM’in bahçesinde
Balıklar gördük
İBRAHİM’in adına
Balıkları besledik
Gönlümüzü süsledik
İBRAHİM dedi ki;
O balıklar bağımızın erleridir
Onların alıştığı
Bizlere selam getirir
Her birimizde dertleri bitirir

04 şubat 2008
Ak koyun kara koyun
Uyanların yargısı olamaz
Kendinden kendine dönemez dedi
Hacı Bayram sözü aldı;
Ak ile kara seyirdedir, özde değil
Sevenler gözdedir, seyranda değil
At aklından karayı
Sevgi ile ört yarayı
Bol yoğurt ye gülenden ol
Sevdiğini sevildiğini bilenden ol
Destini doldur doldur dağıt
Her elini vereni eğit
Özün sözün O’nunladır
Yumuşak yönünledir dedi
Hz.İBRAHİM yıkandığını
Rab’bin rahmetiyle paklandığını söyledi, selamladı.

21 mart 2008
Hz.İBRAHİM'in elinde
Mührünü gördüm
Gördüm de kendimi
Secdede buldum
"Yüce Rab'bim layık mıyım ben buna?"
Hz.İBRAHİM dedi ki:
Seni sana bulduran
Seni deryada güldüren
Senden şikayeti kaldıran
Sendeki O'dur
İşte gerçek budur

13 eylül 2008
Hz.İBRAHİM çölde
Dinelip durdu gölde
Çobanı gördü zorda
Dostu dosta çağırdı
“Çoban” diye bağırdı
Çoban sürüyü aldı
Göl kenarını buldu
İBRAHİM’den gelen ses
Rab’bin sesiydi
O sürü bizden midir?
O çobanı gün gelip bileceksiniz
Dostluğunu göreceksiniz

31 ağustos 2010
Hz.İBRAHİM dedi ki;
Gönüllerin varlığında
İnsanlık bütünleşir
Dertler gelmeye yol bulmaz
Gerçeğin yolu çetindir
Eğriye yol vermez
Resulü’nün atasına sordum
Dert dediklerimiz nedir?
Dedi ki;
Bilmemiz gerekenleri öğrenemediğimizdendir
Emeklerimiz boşuna mıdır? dedim
Hâşâ! Dedi
Sizin attığınız bir adıma
Allah’ım on adım yaklaşır
O’nu sadece sevenler bekleşir
Sözüne uyanlar bekleşir
O zaman bilim, ilim
Hak yolunda gerçekleşir
Öyle ise dedim
Hak yolunda oldu isek
Her birinizi bildi isek
Muhtaç olduğumuz yolda
Siz de yardımımızda olunuz
Allah eyvallah dedi
Her birimizi selamladı yürüdü

07 aralık 2011
Dolandım durdum dedi
Hz.İBRAHİM soframıza geldi:
Açılsın kilitler
Dökülsün dilekler
Sevgiyle dolsun gönüller
Her birinin adına
Şamdanları yaktık
Her birinizin yoluna
Mısırları döktük
Dertlerinize devalar verilsin
Her birinizin derdi şifaya dönsün
Dedi Hz. İBRAHİM selamladı

03 temmuz 2012
Hz.İBRAHİM'in adını
Kâbesine yazdıran
Sevgi çemberini kurup
Kapı kapı gezdiren
Nebilerine selam olsun, dedi
Sözü Oluha'ya verdi

20 aralık 2012
Oluha dedi ki:
Elime destiyi aldım
İBRAHİM'e verdim
Akan sudan doldursun
Cümle âleme
Öz suyu buldursun
İBRAHİM dedi ki:
Destiyi aldım elime
Kemeri sıktım belime
Binbir diyarı gezdim
Her sofraya
Öz sudan süzdüm
Kaygunuz olmasın
Sofralarınız açık
Nasipleriniz gür gelsin
Gönülleriniz hür kalsın
Cümle âlemle bağınız kopmasın dedi, selamladı

16 mayıs 2013
Hz.İBRAHİM dedi ki:
Ne dünden geçtik
Ne çöle göçtük
Yaradanın huzurunda yere diz çöktük
Gelip göçen erleri
Düne güne bakmadı
Ağacın dibinde ateş yakmadı.
Unutmayalım,
Yaktığımız ateş bize döner
Rabbini bilmeyenleri
Zor günde sınar, dedi
Hz.İBRAHİM onun için yakılan ateşten
Hak emri ile yakılamadığını bildirdi

23 mayıs 2013
Oğul dedi OLUHA
Yaşadığı her anda
Bakabildiği her yanda
Yaratanının sevgisine alıştı
Tanımaya çalıştı
İnsanlık adına oluştu
Ve Hak ile
Hakkın dilediği anda buluştu
O'nun adını ananlar
O'nun sevgisine inananlar
Hala gölde yaşarlar
İnsan gördükleri anda coşarlar
Her biri niyazdadır; Oğul gibi
Her biri öğüttedir; Kur'an gibi
Ses verirler duyamazsınız
Söz verirler uyamazsınız
Gönülden gönüle ulaşırlar
Erenlerle buluşurlar, dedi
OLUHA selamladı

02 ağustos 2013
(Kadir Gecesi)
Hz. İBRAHİM dedi ki;
Bu gece mutlandık
Cümlemiz kutlandık
Cümlenize selam olsun

23 ocak 2014
HZ. İBRAHİM sözü aldı
Söze Oluha daldı
Dedi ki;
Her biriniz birdesiniz
Her biriniz yoldasınız
Zorlukları aşınız
Sadece Hak yolunda koşunuz
Sevgime ulaşanlarla coşunuz

25 mayıs 2014
Hoca Ahmet Yesevi
Fidanlar dedi
Toprakların kalesidir
Kalelerin kulesidir
Fidanlarla oynanmaz
İnsanlık ormansız soylanmaz
Kaşgarlı düzene Dur! dedi
Yazana Vur! diye yalvardı
Hz.İBRAHİM'i yakanlara sor dedi; Nerdeler?

31 ağustos 2014
Hz. İBRAHİM dedi ki;
Atam diyen Resulüne selam olsun
Selamet onun adını bilenleri bulsun
Her birinizin arkasında
Erenleri dolansın

12 şubat 2015
Hz. İBRAHİM dedi ki;
Derya ile sema buluşmalı
Toprak olanlara alışmalı
İnsanlık birliğe çalışmalıdır
Birliği bozmak
Varlığı silmek demektir
Rabbim asla razı olmaz
İnsan birlik dengesini bozarsa
Selamete ermez
Rabbim ol dediğini oldurur
Bul dediğine buldurur
Rabbini bileni güldürür
 

Sohbetler Derlemeler
YAZICI


Derlemeler1968-2017yılları arasında
© Sabahat AKŞIRAY tarafından alınan sohbetlerden
  elde mevcut olanlara göre derlenmiştir