
“Dağdaki keçiyi elinden tutamam ki, gelsin diye beline kement
atamam ki.” dedi, ÇOBAN. “Aldığın sürüye sen sahip olacaksın, dala-budağa sarsa da
yolunda duracaksın, gölgeyi ağaçtan bilip sürüyü akan suya götüreceksin,
akşam oldukta hizmetini bitireceksin!” “Çoban yola dizildi sürüsü ile,
aklından geçen bin bir sorusu ile. Yere baktı, taş-diken; göğe baktı,
suyu bardaktan döken. ‘YA RABB’i!’ dedi, ‘SEN’in ile oldum, bana yetmedi;
sürüyü aldım, aklım gütmedi. Beni-bana bildir, SEN’i bana buldur!’ Gün-Güneş’e yolu açıldı, gerçek gönülden seçildi.” dedi, HACI
BEKTAŞ selamladı. (ÇOBAN;
ADEM midir?) ‘Konuştuğu ÇOBAN kimdir?’ denilir. MESTAN. (ÇOBAN’ın adı mı?)
EYVALLAH.

“Bilenle-bilmeyene, bahçeye girip bilgisini vermeyene; KAYGUSUZ sözü
bilmez, ‘Gel!’ diyenle yolu almaz, üç öğünde ördüğünü öbür günden
ayırmaz; MESTAN yoluna dursa, kaybettiği sürüyü sorsa, KAYGUSUZ kalender
kalmaz. Söyleşir de yol alır, MESTAN ile kaybolan sürüyü bulur.” dedi,
KAYGUSUZ yol ile halini bağlayana selamını iletti.

(Sözlü
Tebliğ) Soru: Son tebliğlere gelen ‘ÇOBAN MESTAN’ın’ ; Toroslarda
yaşamış bulunduğunu, DÖRT KUTUP’tan biri olduğunu ve yakın
tarihte göçtüğünü söylemiştiniz. MESTAN HAZRETLERİ’nin yerine
kimin görevlendirildiğini söyler misiniz? Cevap: Daha bildirilmedi. Soru: Bildirilecek mi? Cevap: Evet.