Kuyu
8-1
Kul kendini dert kuyusunda görür,
her tarafı karartır.
Dert kuyu gibidir.
Suyu var, ne var ki karanlıktadır.
Açalım.
Kul vardır, ‘ALLAH’ım!’ der ALLAH’ını anar,
kuyuda olduğu için hep karanlık görür.
Yumuşak olmalı, kendini kuyuda görmemeli.
İmkansız değil.
Sen oraya ineceğine, suyu yukarı al ki;
sana da cümleye de faydalı olsun.
Oraya inersen, yalnız kana-kana içersin.
Amma ALLAH’ım yalnız içmeyi değil,
yemeği de kuluna nasip etti.
Yemekten-içmekten maksat,
dünya ve ahiret.
Dünyaya gelip,
yalnız ahireti bilmek yetmez.
İkisini de sevmek, tanıyıp bilmek gerek.
‘Dünyayı bilirsen, ahirete giremezsin.’
diyene sözüm.
ALLAH’ımın VERDİĞİ’ni görmeyince,
ahireti neyleyim?
ALLAH’ımın VARLIĞI’nı bilmeyince,
ahirette ne edeyim?
ALLAH’ımı göreyim, VERDİĞİ’ni bileyim,
her şeyiyle seveyim ki;
NURU’na ereyim.

4 eylül
 Kuyu su doluysa kaynağı vardır,
kuruysa taş doldur. 

6
Kuyuya ne bağırırsan,
o cevabı alırsın.

7
Kuyunun ağzı dar ise,
suyunun kıtlığına hükmetme.

28
Kuyuya ses verdikte,
alacağın kendi sesindir.
Onun için, sesini kainata ver ki,
duyacak senden olsun.  

ağustos
Kuyuya yol sorulmaz