
Vurana dahi vurmamanın seçilmesi gerekirken,
sevene vurursa, olanı düşün.

Varmayı dilersen, uymaya çalış.
Vurmayı dilersen, kalmaya alış.

Vurduğun tokat,
değerini sende değil onda bulur.
Vurduğun; kaybınadır,
dökülen kumunadır.
Vurmayı değil, sarmayı bildik,
‘YAR, SENDEN!’ dedik, verdik.

Güzellik;
hem övmede hem dövmede eşitliğe uymak.
Dövmeden maksat vurmak değildir.
Vurmak, asla hale uymaz.
Ne var ki, dövmenin değeri,
düzeni buldurmaya gereklidir;
düzen manasında.

'Ayağım yere bastı,
elim dalını kesti.’ diyene sözüm.
Her kul yere basar,
ne var ki dalı türlü niyetle keser.
‘Ağacı budayım,
meyveyi bol alayım’ diyen,
günü gelince elbet yiyendir.
‘Vurayım.’ diye kesen,
kendi kendine küsendir.
Bilmesi gereken,
vuran vurulacağını bilmeli,
kendini öyle bulmalı.