

Olmaya yüz tuttuk, secdeye diz büktük,
alnımız yere koyduk,
‘ALLAH’ım.’ dedik, güzelliğine vardık.
Elden güzelin adına,
olmuşun
duasına duamızı kattık.
‘Aman.’ demedik, zaman bilmedik,
ALLAH’ımın ADI’nı gönüle
koyduk,
ağızdan andık, andığımız bildik.
 ALLAH’ın ADI RIZASI ile anılır,
‘ALLAH’ımın Rızası için.’
denilir.
 Görünen dağın ardında
selamet bilinir.
Dağı duman ardından görür, duman yolunu kapatır.
Dumanı sıyır
ki; dağı bulasın, ADI'na varasın.
Selamet oradadır.
 Selam olsun, ALLAH'ımın ADI cümlenizde kalsın.
 Her muradın kapısı, O’nun
ADI ile açılır;
her eşikten, O’nun ADI ile geçilir;
dünyadan ahrete, O’nun
ADI ile göçülür;
minareye, O’nun ADI için çıkılır.
 ‘Gönlüm MEVLÂNA ile.’ diyene;
MEVLÂNA’nın
sevdiğini sevdin mi,
gönüllerde HAK ADI’nı buldun mu,
gönlünün kanadını
her kuluna açtın mı?
|