Seyyah Çelebi

13
Günün yorumu gelenden bilinir; yolundan sorana ÇELEBİ verir: “Gezesin gelesin, geldiğin yerde kalasın.” ÇELEBİ der ki: “Yer yerinde, GÜL gönlünde oldukça; kainat boş kalmaz, seni de boş koymaz.”

30
"Taze meyve yediğim söylenir, uçan kuştan aldığım bilinir." dedi, ÇELEBİ sözü aldı: (EVLİYA'sı da var mı DEDE’ciğim?) EYVALLAH. "Doğru dedim, gergin ipte yürüdüm, yorgun diye ayağı sürüdüm. Duvarın yıkığında, yaprağın döküğünde rahata geldim dedim, tatlı rüyalar gördüm: Dizi-dizi karınca, yerde beni görünce; sırtımı yol ettiler, benden bana kattılar, döndü isem çattılar. Geldim, gerçeği sordum, karıncada ne buldum? Yolcu bendim, ben durdum, karıncaya hancı oldum. Atılan katılan değil, birbirini tamamlayan vardır. Ancak tamamlanır isen, dünya sana benim olduğum gibi dardır." dedi, ÇELEBİ yolu yolcuya bağladı: "Doyum uyumdadır, uyum suyundadır, denmesin soyundadır. Aldım verdim bilerek, sevgi ile gülerek."

8
“Adım-adım gideceğiz, maksuduna ereceğiz, beni-seni birbirimizde göreceğiz, yarattığın her taneyi ‘SEN’den!’ diye saracağız. Bildiğimiz sendendir, bulduğumuz SEN ile.” dedi, ÇELEBİ SEYYAH (EVLİYA ÇELEBİ) sözden-söze adını yazdı: “BİR’den geldik, zorda kaldık, ‘SEN’sin ALLAH’ım!’ dedik birbirimize sarıldık; aynı sofrada, aynı kazanda karıldık; çamaşır yıkadık, güneşinde kuruttuk; topraktan-çamura battık, gine güneşine baktık; her zoru, SEN’den gelen ile yendik.” dedi, ÇELEBİ SEYYAH selamladı.

22
SEYYAH ÇELEBİ sözün-özüne girdi, bin bir soruda cümle aleme güldü: “Ayna olalım size, gündüz bakalım yüze, gelen-gidende söze.” dedi, SEYYAH ÇELEBİ selamladı.