(Resim verilir) HAZRETİ AYŞE. Yumuşak olasın,
yolunu bulasın, ULU’nu bilesin. ‘Dardayım.’ diyesin, ULU’nu çağırasın diye
hediye verdi. Selamladı gitti. “Unutmasın ansın. Duasını göndersin. Yardımını
beklesin.” ALLAH’ımın kullarına LÜTFU’dur. Bilene ne mutlu.

(Resim verildi) Miyarını ölçünü ALLAH’ım bilir, gönlüne göre
ULU’nu verir. HAZRETİ AYİŞE. Umulduğu gibi değil,
sevildiği gibi. Gelişi, gönüle kuvvet verişidir, elini kolunu
bağlayışıdır. Yolunu bilmeyen, kuluna uymayana asi olur. Duman verme,
gönül koyanı kırma.
(Resim verildi) Gönül aydın. Gelen, meclisi bulanlardan ALLAH’ım
hoşnut olsun. Resim hediye eden, HAZRETİ AYİŞE. Cümlenize
yardımcı olsun.

Sunmak diledi, lambayı ele aldı. YUVA’ya geldi
HAZRETİ AYŞE: “Men-dilmiş almayın, yük yumağa katmayın.”
der, selamlar gider.

HAZRETİ AYİŞE der ki: “Kaçınan
olmadan, gocunma. Bilmeden yüründükte; hak olanı görürsün, nasibini bilirsin.
Kaçınma olan, HAK’tan gelendir. ‘Öyle mi, böyle mi?’ diyen, kaçınandır. Gocunma,
kuldan bilendir. ‘Tencerem büyük olsa, aşım çokça kaynasa.’ dersin, ateşe koyarsın. Nasibin olmayan, tencereyi de götürür.”

(Resim verildi: HAZRETİ AYŞE) ‘Adını sorduğun, diyenin (HAZRETİ AYŞE’nin)
duasını vermeye çalış.’ diyelim. Yolunu ona bağlayalım. AYŞE’nin
yolunda olsun, YM desin, yardımcısı bilsin.
HAZRETİ AYİŞE der ki: “Gözümde
NURU ile öğündüm, ayrılıkta dövündüm. Göçümde kavuştum,
dövündüğüme yerindim. Kulluk, hatasızlık demek değildir. ALLAH’ım
gözyaşını, ağlayasın diye vermiş.
‘Ayağım götürdü mü? Gerçeği buldurdu mu?’ diyene
AYİŞA der ki: “Arayan gider, aradığını bulur.” AYİŞE der ki: “Umduğun, bulduğun olacak, yol kısa gelecek. Dilenen, sorulandır.
Sorulan, görülendir. EYVALLAH.”
AYİŞE: "Söz
alana, sözüm yolda uyanadır." dedi, ele el verdi.