ALLAH’ımın verişi, alın yazısıdır.
Alnımız yazılıdır, yerimiz kazılıdır, gözümüz örtülüdür, gönlümüz
yumuşak ise perdemiz sıyrılıdır.
OMAR der ki:
“ ‘Münasip midir?’ deme,
kula sorma.
Münasibi kul ne bilir?
Alın yazını kim okur senin için?
Kul kulun
ne nasibini, ne geleceğini bilmez.
‘Bilirim’ diyene inanma.”
Kader şudur.
ALLAH’ımın kuluna çizdiği yol.
Kulun
kaderdeki rolü şudur.
Gündüz ile gece.
Gündüzü ayır.
Geceyi kaldıramazsın,
‘Olağan’ deyip karanlıkta duramazsın.
Gündüzden ışık hazırlarsın,
çevreni aydınlatırsın.
Kader de böyledir, alnına yazılanı silemezsin.
HAZRETİ OMAR der
ki:
“Yolunu ALLAH çizer, kul geleni seçer.
Düşünmek boş, hangisi hoş?”
Almak vermek, sözü yermek, yanlış düşünmek kul işi. Doğru
yolun gidişi, ALLAH’ımın kaderi çizişi.
Kulun aklı ermez.
‘Olmaya’
demeyin, gençtir diye acımayın.
Alnında yazılan değişmez,
karışmayan erişmez.

"Kaşık elde geleyim, aşı nerde bulayım,
taşa atı
bağlayım." dedi, SARI SALTUK selamladı.
" 'Dur' diyene gülmedim,
HAK ADI'na
vermeyenden almadım.
Hakkım SEN'den gelendir, nasibim anlıma yazılandır."
dedi, SARI SALTUK yürüdü. |