Altı Atlı
12
ALTI ATLI her yöne,
yol bulursa döne-döne,
varlığını uyduğuna,
kar var ise kaydığına,
sözü ile gelecek;
PİR SULTAN ABDAL,
yerden göğe gülecek.


14
“Altı atlı yola düşmüş,
yolda yayan gidenlere şaşmış.
‘Hey yolcu. Gelsen sen de bizimle,
eylesen hepimizi sözünle…’
Yolcunun nefesine, bedendeki hevesine,
görgüde yargıya düşmüşler.
‘Yol, yolcunun’ dedik ya.
Dileyen atla gider, dileyen ayakla…
Varacağı yer, BİR değil mi?” dedi,
HACI BEKTAŞ selamladı.

“ ‘Daha önce varayım,
MEYDAN’da yer alayım’ diyenler,
ayak ile gidenler;
kainatı temaşada,
gönüllerini, akıllarını,
mantıklarını eğitenlerdir.
YUNUS, ALTI ATLI’ya isim verirken,
‘Altı yolun BİLGESİ’ der.
‘YA ALLAH!’ diyelim,
gittiğimiz yolda güttüğümüz niyetimizi bilelim.
BİLGE olandan, bilgisini alalım;
ata binmiş gidiyor ise nasıl bulup soralım,
bilgisini yeterli bulmuş ise?
Yolumuz HAK’tandır, O’na sığınalım.”
dedi, KAYGUSUZ


24
“ALTI ATLI bir köprüye girdiler,
her biri öbürüne sora-sora yürüdüler.
‘YEMEN’den mi, zamandan mı;
mekandan mı, makamdan mı;
el halinden mi, GÜL dilinden mi?
YEMEN’den cümlemiz alırız,
zamanda az kalırız;
mekandan gerçeği,
makamda en güzeli görürüz;
hal ile verir, GÜL ile devrimizi buluruz.' dediler,
her biri hedefleri olan yola girdiler.”
dedi, MERYEM