![]() Vermek, almaktan güzeldir. Almak, yüzünü ağartır, vermek, güldürür. Almaya layık görüldüğünden, yüzün açılır. ![]() Aldığını verdiğine sayma. Yürüdüğünü durduğuna sayma. Aldığın haktır, verdiğin kadar. Ne biri eksik, ne öbürü fazla. ![]() Almak, güzel vermek te güzel, vermeyi bilene. Almayı herkes sever. Vermeyi sevendir makbul. ![]() Alana; verdiğim kadar değil, alabildiği kadar verdim. Veriliş namütenahi, alış, gücün kadar. ![]() Almayı bulmak için, vermeyi bilmek gerek. ![]() Geleceğe umutlu ol ki, dumanı silesin; gönüle kainatı koy ki, sevmeyi bilesin; almayı değil vermeye çalış ki, sendeki kaynasın. ![]() Almaktan uzak olanın, vermeye gücü mü olur ![]() Benden sunduğum kadar, senden aldığın kadar. Biraz fazla, biraz eksik olamaz. ![]() Un ipe serilmez, yol üstüne ip gerilmez. Martı denizde dolaşır, balık ile halleşir. Dağ yolunda dolaşmaz, kartal ile dalaşmaz. Deniz üstünde martıya benzersin; dalar-dalar nasibini alırsın, daha ne dilersin? Martı da denizdeki bütün balıkları ister, ama midesi bir tane alır. Hazmeder, gene dalar. Hepsini birden alamazsın, hazmı güç olur. ![]() Olmayı dileyen, vermeyi bilendir, verdiği kadar alandır. ![]() Semiz kul etine, temiz gönül cennetine hizmet eder. Olmuşun gelmişiyim, PİR olmuş ermişiyim, VEREN’in aşığıyım. Almaktan ziyade vermeyi düşünenin, her zaman yanındayım. ![]() Gör, gördüğün yerde kalsın. Duy, duyduğun sende kalsın. Ver, aldığın sende kalsın. Verenin alışı çok olur. ![]() ‘Çok söz alayım, hoş günü göreyim’ deme. Az al, özünü ara. ![]() Almayı dileyen, vermeyi öğrenmeli. Vermeden, alamazsın. ![]() Senin verdiğin kadar, sana da verilir. Senin verdiğin nedir? Senin olan AŞK’ındır. ![]() Benim yazdığımı, uyuyanın yerine göçenin aldığı da görülür. Dünyada gaflete düşen, göçünde almaya çalışır. ![]() SEYYİD BİN VELİD der ki: "Bin kelimede bir alsan, bir kelime ile uysan; aldığını kutlarım, ‘Almak için okudu’ derim...." ![]() Almayı bilen, sohbeti seven; değerine değil, vergisine önem versin. Çok dinle, az söyle; gönlündekini oldur, nefsinde olanı öldür. Yudum-yudum aldığını, önce hazmet. ![]() Yudum-yudum içilsin ki, hazmetmesi kolay olsun. Yudum-yudum alırsan, tadını bulursun. Birden içeyim dersen, umduğundan öteye geçemezsin. ![]() ‘Almadık’ demeyin, sohbette gönüle hata yüklemeyin. Gönüller paktır. Müsaade edilen, denir. Yemeyen aç kalır, çok yiyen hasta olur. Almayı bilene, bildiğimizce veririz. ![]() Sohbetin getirdiği, kulun götürdüğüdür. YUNUS ![]() Yeniyi almak için, eskiden geçme. Yeniden aldığın nedir? Düştüğün AŞK, doyulmayan HAK AŞKI. Eskiyi atma dedim, sevgini söyledim. Sevgi, kainattır. ![]() Elbet KUR’AN’ın verdiği, kulun gönül yapısına göre aldığıdır. ![]() Almayı dilediğini bilerek al, o zaman faydasını görürsün. ![]() Bahçenin vergisi, kulun alışındandır. ![]() Vermiyor dersen, kendini yokla. ![]() Yudum-yudum alalım, ne var ki dökmeyelim. ![]() Asmaya verdiğin suyu, verdiğin gibi almazsın. Neden? Çünkü sen, sadece suyunu verdin. Halbuki asma, özünü verir. ![]() Kapanmayan kapıya, kul olalım; cümlenin ayağına, yol olalım. Yeniyi serelim, eskiyi bilelim, almayı verelim diye, el uzatalım. Almayı elbet her kul diler. Ne var ki emanettir, anında dağılır. ![]() Almayı dilersen, olmaktan geç, hiçliği seç. ![]() Verdiğim kadar benim, aldığın kadar senin. ![]() ‘Alamam’ dersen, miyyarın vermeye uysun, VEREN seni duysun. ![]() Vermeyi değil, almayı kendinize heves ediniz. Vermek dilenirse, verileni yayınız. ![]() Verdiğin aldığından olsun ![]() 'Aldım, aldığım gibi verdim' diyorsan, taşsız toprak bulmuşsun, ektiğini biçmişsin derim. ![]() Almayı dilmek almak değildir. ![]() almayı dileyen her kul alacağını bilsin Alandansın, verenden oldun mu? Verdi isen, verdiğine uydun mu? ‘ALLAH’ım SEN’den aldık, SENİ dileyene verdik’ dedik. ![]() Sözün verdiği, gönülün aldığı kadardır; gönülün aldığı, cümleye verdiği kadardır. ![]() ...kul sadece alır, alır, alır. Yerden gökten alır. Alır da ne verir? İşte en güzeli onun verdiğidir; gönlünü. Gönlünü verenin mutluluğu cümleyi sarsın, verenden etsin. ![]() Elbet yağı peyniri olan, almayı bilendir. Ne var ki vermeyi bilmeyendir. ![]() Sadece verdiğim benimdir, benim aldığımdır. 'Aldım veresiye, sevdim ölesiye' diyene sözüm. ![]() 'Almayı bilmeyene, yerini bulmayana vereceğin nedir?' denilir. Almayı bilmeyen değil, bilemeyen vardır, her darlık kula kardır. Çünkü, bilemediğini bulur, bulduğu ile olur. ![]() Almayı dileyen, çözmeye yer veren her kulu ile beraberiz. ![]() Her verginin, azı da çoğu da zararlıdır! Gereken yerde gerektiği kadar alalım! Sermeyen sergiciye 'Daha eşyan var mı?' demiyelim! ![]() 'Sevmedim' diyenin hatasına düşersek, güne kadar aldığımızı nasıl sileceğiz? YUNUS ![]() Alamazsam?' diyenin kaygusu, 'Veremezsem?' olayındandır. Hem alırsın, hem verirsin! Yeter ki, aldığını bilesin, bildiğini göresin. ![]() almayı dilediğin kadar, vermeye de yönel ![]() Sözümüz; alanın, sahip olanındır. ![]() Alalım verelim, her var edileni görelim. Gördük sevdik, bilmeyene sunduk dedi isek, aldığımızı vermiş oluruz. ![]() Her kul, aldığını veresiye almalı. ![]() Oldum aldığım kadar, verdim sevdiğim kadar. YUNUS Her alış veriş, kendini bilmene yardımcıdır. Gökte ve yerde bilinen senden sana iletilendir. ![]() Almayı dilediğini değil, sadece verileni kendine mal et. ![]() Alınan; okunan değil, mal edilendir. ![]() 'Ben, sen!' diyen, almaya çalışan; vermeye alışana kadar çifte at koşturur. ![]() Almayı dilersen, vermeye alış ![]() Görmeyi değil almayı dile. Her aldığını vermeyi dile. ![]() Aldığım O’ndan bana Verdiğim O’ndan sana Almayı dilemek Vermekten zordur Aldığını verebilmek kardır ![]() Alalım verelim, verdiğimizi bilelim. Umduğumuza değil, alacağımıza talip olalım. ![]() Almak vermeyi amir kılar. YUNUS ![]() "...‘Akmayan kan kendini yenilemez denildi. Bilgi de öyledir. Vereceksin ki yenisi gelsin.” dedi KAYGUSUZ ![]() Almak, kulunu vermekle yükümlü hale getirir. Almaktan maksat, kulluk görevini öğrenmektir. ![]() Niyaz; gönülden geldiğince olur, dilden döküldüğünce kalır, kulu gönlünü açtığı kadar alır. ![]() Alanlar mutluluğa, kalanlar karanlığa talip olurlar! ![]() Alalım olalım, verelim bulalım. ![]() Her alan verendendir bilse bilmese ![]() Her alış veriş maddi manevi birbirini eşitler, geçici halde çeşitler. ![]() Az da alsak, çok veririz, çünkü YARATAN’ın hazinesini görürüz ![]() ‘Almaktan bıktım’ diyen, vermeye yönelsin ![]() Verdiğimiz kadar değil, Ziyadesi ile alacağımıza inanalım. ![]() 'Almadan vermem' dersen, yükün ağırlaşır. ![]() Almak her kula verasetten gelir, vermek ER kula ferasetten gelir. ![]() alacağımızı değil, güne kadar aldığımızı bilelim ![]() Alan aldığı ile, bilen verdiği ile önemini bulur. SEYYİT AHMET RABİA ![]() Ham meyveyi yemedik, ham sözü söylemedik. Bir aldık binbir verdik, ‘Bereket ALLAH’ımda!’ dedik.” HACI BAYRAM ![]() Doğuştan aldığın her bilgiyi bohçadan çıkar; çünkü, seni sana bildirecek, gelen günde bulduracak olan, doğuştan aldığındır. ![]() ...aldığımız her sözü kenara koyalım, sonra akıl süzgecinden geçirelim. Aldığın anda verdiğin cevap; kaynar tencereye dökülen suya benzer, bekle soğusun. ![]() Kendimden aldığımı, cümleye verdiğimi düşündüm. ‘Ne aldım? Ne verdim?’ diye ölçüye vurdum. Gördüm ki; gönlümü açtığım kadar alabildim, gönlünü her açana verebildim. YUNUS ![]() Çok almayı diledim, ÖZ’den geleni övdüm; çok vermeyi diledim, hazdan yolumu buldum PİR SULTAN ABDAL ![]() Bilen verir, uyduğu kadar alır HACI BAYRAM ![]() Ala-ala olacağız, vere-vere bulacağız, seve-seve ereceğiz HACI BAYRAM ![]() Almayı vermeyi her kulu diler, ne var ki, ‘alacağım vereceğim nedir?’ der; kimi deryaya, kimi göle, kimi nehire dalar. Nerde dalarsa dalsın, dilediği kadar alsın. Gelişi, gine de deryayadır. ![]() ‘Çok aldım, az bildim…’ dersem; kendimden kendime yol çizmiş olurum, zoru yenmiş sayılırım. ![]() "Bildiğin her olayın gerçeği açıktır; dağdan sormayı bilirsem, taşlar ile dostum demektir; suda yüzmeyi biliyor isem, derya dostum demektir; aldığımı verebiliyor isem, kainat postum demektir." dedi, BEHLÜL ![]() ‘Her alan güzeli bilir mi?’ dediler. Almayı bilen, elbet güzeli görendir, akan su ile deryaya varandır. ![]() "...Gelsen sözün düzüne, gülsen kulun yüzüne; aldığına sevinecek, verdiğin ile övüneceksin." dedi, YUNUS’um ![]() "...Bir alan sevinir, bir veren övünür; kul kendini bulmazsa, durduğu yerde dövünür.” dedi, PİR SULTAN ABDAL ![]() "...Saydım göldeki salı, yeterli değil; akan su ile gelen, biterli değil; almayı dilediğimiz, vermeyi denediğimiz, hudut ile bağımlı değil." dedi, YUNUS’um ![]() Aldığımız bir damla, verdiğimiz bin damlaya bedeldir, sevgimiz cümle ile modeldir. ![]() Aldığım ile sevindim, verdiğim ile övündüm, paylaşmayı huy edindim, öylece hizmetin gereğine inandım YUNUS |