Neydim, ne oldum.
Fani idim, baki oldum.
Fani ile baki, deniz ile göğe benzer,
birbirine kaynar.
Ne var ki sen göğü göremezsin,
sonu nerde bilemezsin.
Denizi elle tutarsın, gözünle görürsün.
Devamı var mı ki, gördüğünü ne ile ispat edersin?
GARİB’in; YUNUS’tan aldığı,
MEVLÂNA’dan danıştığı,
cümle ile buluştuğu malumunuzdur.
Kayıtta asla hata yoktur, kulun kula uyduğu çoktur.
Ne var ki HAK yanında olanlar, HAK ADI’na diyenler;
kulu HAK YOLU’na çağırır,
‘Cümleniz gelin’ diye bağırır, kuluna elini verir.
Amma, asla haline uymaz.
Çünkü fani oluştan, baki oluşa geçmiştir.
Cümleniz geçişe uyunuz.
ALLAH’ım görevli kulunu KENDİ seçer.
Meyhaneye her giden, mey alır.
Her dileyen saki olur.
Ne var ki, her dileyen baki kalmaz.
Baki kalan HAK’tan seçilendir.
YUNUS gibi, HACI BEKTAŞ gibi,
HACI BAYRAM gibi, LOKMAN gibi,
cümle bilinenler gibi.
Her yazı yazan gibi değil.
|