
Kul gecesi örtülür,
‘Ay mehtabı.’ denilir,
gökten yıldız serpilir.
Kul geceyi sevmez,
çünkü gecenin verdiğini bilmez.
Gece olmazsa
mehtap görülmez, yıldız derilmez.

Dayandığım YÜCE’dir, açtığım gece.
Günü her kul bilir, geceyi gören açar.
Dünya kulu ancak, günü verebilir.
Geceyi idraki çözemez.
Geceyi; HAKK’a yürümüş,
dünyadan göçmüş, geceden çıkmış olan bilir.
Öylece verir.
Yol münasip olsun, gecemiz hayır bulsun.
Selamet HAK’tandır.

YUNUS'um, severim;
dağdaki çiçeği, ovadaki böceği, kainattaki gerçeği.
Sabahı severim, görüşüm uzar diye;
geceyi severim tefekkür artar diye.
Gündüz gördüğümü gece yaşarım,
öyle oldukta karanlığa niye gönül koyarım?

‘Ay doğdu, gece geldi’ diyene de ki:
Gecenin hayrını bilenden olalım,
gecede MELEKLER’den NURU’nu alalım.
‘Güneş doğdu, gölge silindi’ diyene de ki:
‘Gecenin doğuşu, kulun geceden oluşuna denktir.’
(DEDE'ciğim, biraz daha açık yazar mısınız bu fikri?) Gecede kendini bulan kul,
gönlünde Güneş’i görür.