
Güzel denildi ise, çirkin bilinmez.
Kayıt, kul eli ile silinmez.

Kaydı YAZAN’dan biliniz.

Devrilen hiç bir ağaç, yapısından değildir.
Gayrete düşse düşmese kayguda kalmaz,
çünkü olayı kendinden bilmez;
‘ALLAH’ımdan!’ der kaydına öyle güler,
çünkü gerçek kayıtlara sahiptir.
Ağaç, alıcı vericidir.
Gökler nerden alır nereye verir?
KARAR elbet YÜCE’dedir;
kayıt, ağaçtadır.
MERKEZ

Kurallardan yol sormayız.
Konuya su verdik,
SIR’dan aldık, yolunuzu belledik.
Cümlenize selam olsun.
Gelmiş geçmiş bilgiler, kaydınızı yenilesin.

Her bağda düğüm olur,
her dalda yaprak verir, BÜTÜN’de kul düğünü görür; durmayan zaman içinde, kayıt cümle için çalışır.
(Bize ilk selamı gönderen
RESULÜ mü EFENDİM?)
Kayıtlarda öyledir.

Olaydan gelen ile söyleştik,
yerden gökten gelen RAHMET’i biliştik;
konak dedik, konut adını söyledik;
‘Olmuyor?’ denilen her olayın, kayıtta olduğunu,
gelen günde yerini bulduğunu söyledik.