Kaygu
16
Yoktur gelecekten kaygumuz.
Gelecek bizi sarmaz, kötü olay bize bakmaz.
Niye bakmaz? Çünkü yüz bulmaz.
Kim kime yüz verirse, yanında onu bulur.

7
Asla hata aramam, bulmam,
VERGİSİ’nden uzak kalmam.
Yarına ‘Nasıl olacak?’ diyene,
‘Acabadan uzak kal’ derim.

27
Sağ-sol ALLAH’ımın vergisi.
Sevilen kulunun görgüsü,
kulu yücelten ALLAH’ıma olan sevgisi.
Olmasın kulun kaygusu.

15
Kayguyu dünya malından kaldır.

14
Kayguyu imtihan için vermez.
Kayguyu kul kendi gönlüne koyar.

15
Kayguyu gönülden atmadıkça, huzur sana gelmez.

15
Geleceğin kaygusunu çeken kul,
ALLAH’ımdan uzak kalan kuldur.
Sen O’ndan uzak kalma ki, O seni bırakmasın.

24
Kayguyu sil ki, aydın olan günü göresin.

30
Kayguyu silenin, yumuşak yol aldığı görülür.

8
‘Kaygu gafletten doğar’ denirse yanlıştır.
Kaygu; kulun mantığına uymayana isyanıdır.
Gaflet, nefsi yanıltan duygudur.
YUŞA

16
Kaygu ne zaman gereklidir?
Kul hakkını yersen, gönlünü nefsine harcatırsan.


11
Kayguyu bırak, düzene koyan HAK.

22
Kaygu alma, taş misali cebe koyma.

25
O GÖREN’dir,
kulu kayguya düştükte YARDIMCI gönderendir.
 
12
Olan da O’ndan, gelen de.
Sadece kaygu senden,
kulluğunun hatasından.
 
13
HAZRETİ HATİCE der ki:
“Kaygıya düştüğüm har olayda,
hatamın büyüklüğünden hicap duydum.
Kaygu; VEREN’in vergisinden şüphe edende olur.

13
Kayguyu gönüle alma.

11 mayıs
Unutulmasın, kayguyu da kul yaratır. 

24
Sahipsiz değiliz kaygu edelim.

ocak
Olaylarda kayguya düşersek,
 'SEN’den ALLAH’ım!’ diyelim.

31
'YA ALLAH!' dedikte yürürsen,
kaygu senden uzak kalır.

23
Soran elbet bulur.
Soylu misali, kaygusuz kalır. 

8
Seyrini bilenin yargısı,
'ALLAH'ım!' diyenin kaygusu olmaz.

21-1
Gerçeği buldu, ne var ki;
kayguya girişi, olayları kaygu ile yoruşu,
dumanını dağıtmaz.

9-1
Olumsuzluk, niyetinde değil halindedir,
doğuştan değil oluştandır.
Gönlüne uymayanı haline katarsın,
her olayda kayguna kaygu katarsın. 

9-2
Kahır bende olmadı,
kaygu bedene dolmadı.
KAYGUSUZ

14
Kaygu görgüyü böler! 

28
Sevmeyi bilenden isen, olaydan kaygu alma!
Her yapıdan yoruma varma!

29
"Yargı bizde kalmasın, kaygu kulu sarmasın,
olumsuza gönül konmasın."
dedi, YAHYA

2 mart
Duman eken, kaygu biçer
YUNUS

2
Kayguyu siliniz.
   ALLAH’ım sileni bileni korur,
   bilmeyene buldurur.

16
Kaygu; bilmeyenin duyduğu korkudur.
YUNUS'um der ki:
"ALLAH'ım gerekmese idi,
'Kaygu denen duyguyu vermezdi."
'EYVALLAH!' dedim.
Ne var ki, umutsuzluk derecesindeki kaygu,
kulunun kendinden kendini silmesidir,
olumsuzluğu bedene mal etmesidir.

25
ALLAH'ım her kuluna gözlediği defterini verir,
ne var ki kul özlediğini diler, kaygu böylece başlar.
OMAR

15
seveni kaygu dürtmez.

5 şubat
Her ağaç enerji yüklüdür.
Alıcı değil verici. Saydam.
Kaygunu silmek istersen ağacın altına otur.
Göreceksin sileceksin!
YUNUS

18
 Gamda kendini boğma,
kaygu ile RUH’unu perdeleme! 

1 şubat
gönlünde olanı kaygu bozar.

Gamlı değilim.
CANAN ADI’na olandan yerini aldım.
Kayguyu tepsiye koyana, ‘Sakın pişirme’ dedim.
‘Tepsiye koyacağın, kaygu olmasın;
sakın o aştan kimse yemesin;
kaygu ile oluşanı, kaygu ile buluşanı benden bilmesin’
BEHLÜL

1 mart
Kayguya düşene güzeli gösterelim
PİR SULTAN ABDAL

3
kulunun niyazı, kaygusunu bitirir.

31
Sevindik sevineceğiz,
kuluyuz övüneceğiz,
kaygu dersek dövüneceğiz
HACI BAYRAM

21-2
Kayguyu, HAKK’ı bilen sergiye koymaz!
PİR SULTAN ABDAL

9
"...ağacı taşladın mı, kayguya başladın mı;
kötüye yönelmiş olursun."
dedi, SARI ANA

10-2
Her olayı bağlayan, kulun kaygusudur;
çözen, RABB’imin İZNİ ile YARDIMCI’sıdır.

18
Gelmeyi diledik geldik,
bilgimizi eledik bildik,
gerçek olanı kayguyu sildiğimizde bulduk.
YUNUS

Yakardığım gün RABB’ime,
düşmez dedim kaygu haddime.

7
nefsini uyuttuysan, kaygunu bitirir.
SEYYİT OMAR

Kaygunun bittiği yerde görgü başlar
KAYGUSUZ

3 ekim
"...Ağaç dalı tükenmez,
kaygu keder takınmaz."
dedi, KAYGUSUZ

15
“Çalılar eğildikte, selama durdu.
Neden? Bende olan O’nu gördüğünden…
‘YA RAB!’ dedim,
‘Her birimiz BİR olsak,
DOST bağında buluşsak;
şüpheleri siler miydik,
kayguları böler miydik?’
Ağaçlar söyleşti, dediler ki;
‘Şüpheler silinseydi, kaygu kalır mıydı?’
EYVALLAH dedim, kaygudan uzak kaldım.”
dedi, KAYGUSUZ

30
“Çevrenin ucu telli, gönlünde olan belli; dostlar güzele geldik, her biri MERYEM halli.” dedi, RABİA sözü aldı:
“Tad aldım, mercan gördüm, dört duvara kilim ördüm, örtüyü sırtıma serdim. Kar da gelse, buz da olsa, üşüyenden değilim. Seyrettiğim her olayda, el koyduğum zor dolayda; bilgim ile, sevgim ile, elden ele DOST’um ile kayguyu sildim.” dedi, RABİA selamladı.

21
Keremi bol RABB’im;
güzelden aldığını güzele verir,
gönüllerde olanı şüphesiz görür.
Cümlenize selam olsun,
kayguyu silenlerden ALLAH’ım RAZI gelsin.

14
Korkuyu sildiğimiz,
kayguyu böldüğümüz günden,
Sevgiliye dolduğumuz güne geldik.

 ‘Dur!’ demeden duramazsın,
DOST ADI’nı kaygularda göremezsin.
YUNUS

9
Kendime almadığım kayguyu
başkasına asla vermem
RABİA

15
Bağımsız olan gönlüne kement vurma,
usun ile kaygu kurma
MERYEM