![]() Yoktur gelecekten kaygumuz. Gelecek bizi sarmaz, kötü olay bize bakmaz. Niye bakmaz? Çünkü yüz bulmaz. Kim kime yüz verirse, yanında onu bulur. ![]() Asla hata aramam, bulmam, VERGİSİ’nden uzak kalmam. Yarına ‘Nasıl olacak?’ diyene, ‘Acabadan uzak kal’ derim. ![]() Sağ-sol ALLAH’ımın vergisi. Sevilen kulunun görgüsü, kulu yücelten ALLAH’ıma olan sevgisi. Olmasın kulun kaygusu. ![]() Kayguyu dünya malından kaldır. ![]() Kayguyu imtihan için vermez. Kayguyu kul kendi gönlüne koyar. ![]() Kayguyu gönülden atmadıkça, huzur sana gelmez. ![]() Geleceğin kaygusunu çeken kul, ALLAH’ımdan uzak kalan kuldur. Sen O’ndan uzak kalma ki, O seni bırakmasın. ![]() Kayguyu sil ki, aydın olan günü göresin. ![]() Kayguyu silenin, yumuşak yol aldığı görülür. ![]() ‘Kaygu gafletten doğar’ denirse yanlıştır. Kaygu; kulun mantığına uymayana isyanıdır. Gaflet, nefsi yanıltan duygudur. YUŞA ![]() Kaygu ne zaman gereklidir? Kul hakkını yersen, gönlünü nefsine harcatırsan. ![]() Kayguyu bırak, düzene koyan HAK. ![]() Kaygu alma, taş misali cebe koyma. ![]() O GÖREN’dir, kulu kayguya düştükte YARDIMCI gönderendir. ![]() Olan da O’ndan, gelen de. Sadece kaygu senden, kulluğunun hatasından. ![]() HAZRETİ HATİCE der ki: “Kaygıya düştüğüm har olayda, hatamın büyüklüğünden hicap duydum. Kaygu; VEREN’in vergisinden şüphe edende olur. ![]() Kayguyu gönüle alma. ![]() Unutulmasın, kayguyu da kul yaratır. ![]() Sahipsiz değiliz kaygu edelim. ![]() Olaylarda kayguya düşersek, 'SEN’den ALLAH’ım!’ diyelim. ![]() 'YA ALLAH!' dedikte yürürsen, kaygu senden uzak kalır. ![]() Soran elbet bulur. Soylu misali, kaygusuz kalır. ![]() Seyrini bilenin yargısı, 'ALLAH'ım!' diyenin kaygusu olmaz. ![]() Gerçeği buldu, ne var ki; kayguya girişi, olayları kaygu ile yoruşu, dumanını dağıtmaz. ![]() Olumsuzluk, niyetinde değil halindedir, doğuştan değil oluştandır. Gönlüne uymayanı haline katarsın, her olayda kayguna kaygu katarsın. ![]() Kahır bende olmadı, kaygu bedene dolmadı. KAYGUSUZ ![]() Kaygu görgüyü böler! ![]() Sevmeyi bilenden isen, olaydan kaygu alma! Her yapıdan yoruma varma! ![]() "Yargı bizde kalmasın, kaygu kulu sarmasın, olumsuza gönül konmasın." dedi, YAHYA ![]() Duman eken, kaygu biçer YUNUS ![]() Kayguyu siliniz. ALLAH’ım sileni bileni korur, bilmeyene buldurur. ![]() Kaygu; bilmeyenin duyduğu korkudur. YUNUS'um der ki: "ALLAH'ım gerekmese idi, 'Kaygu denen duyguyu vermezdi." 'EYVALLAH!' dedim. Ne var ki, umutsuzluk derecesindeki kaygu, kulunun kendinden kendini silmesidir, olumsuzluğu bedene mal etmesidir. ![]() ALLAH'ım her kuluna gözlediği defterini verir, ne var ki kul özlediğini diler, kaygu böylece başlar. OMAR ![]() seveni kaygu dürtmez. ![]() Her ağaç enerji yüklüdür. Alıcı değil verici. Saydam. Kaygunu silmek istersen ağacın altına otur. Göreceksin sileceksin! YUNUS ![]() Gamda kendini boğma, kaygu ile RUH’unu perdeleme! ![]() gönlünde olanı kaygu bozar. Gamlı değilim. CANAN ADI’na olandan yerini aldım. Kayguyu tepsiye koyana, ‘Sakın pişirme’ dedim. ‘Tepsiye koyacağın, kaygu olmasın; sakın o aştan kimse yemesin; kaygu ile oluşanı, kaygu ile buluşanı benden bilmesin’ BEHLÜL ![]() Kayguya düşene güzeli gösterelim PİR SULTAN ABDAL ![]() kulunun niyazı, kaygusunu bitirir. ![]() Sevindik sevineceğiz, kuluyuz övüneceğiz, kaygu dersek dövüneceğiz HACI BAYRAM ![]() Kayguyu, HAKK’ı bilen sergiye koymaz! PİR SULTAN ABDAL ![]() "...ağacı taşladın mı, kayguya başladın mı; kötüye yönelmiş olursun." dedi, SARI ANA ![]() Her olayı bağlayan, kulun kaygusudur; çözen, RABB’imin İZNİ ile YARDIMCI’sıdır. ![]() Gelmeyi diledik geldik, bilgimizi eledik bildik, gerçek olanı kayguyu sildiğimizde bulduk. YUNUS Yakardığım gün RABB’ime, düşmez dedim kaygu haddime. ![]() nefsini uyuttuysan, kaygunu bitirir. SEYYİT OMAR Kaygunun bittiği yerde görgü başlar KAYGUSUZ ![]() "...Ağaç dalı tükenmez, kaygu keder takınmaz." dedi, KAYGUSUZ ![]() “Çalılar eğildikte, selama durdu. Neden? Bende olan O’nu gördüğünden… ‘YA RAB!’ dedim, ‘Her birimiz BİR olsak, DOST bağında buluşsak; şüpheleri siler miydik, kayguları böler miydik?’ Ağaçlar söyleşti, dediler ki; ‘Şüpheler silinseydi, kaygu kalır mıydı?’ EYVALLAH dedim, kaygudan uzak kaldım.” dedi, KAYGUSUZ ![]() “Çevrenin ucu telli, gönlünde olan belli; dostlar güzele geldik, her biri MERYEM halli.” dedi, RABİA sözü aldı: “Tad aldım, mercan gördüm, dört duvara kilim ördüm, örtüyü sırtıma serdim. Kar da gelse, buz da olsa, üşüyenden değilim. Seyrettiğim her olayda, el koyduğum zor dolayda; bilgim ile, sevgim ile, elden ele DOST’um ile kayguyu sildim.” dedi, RABİA selamladı. ![]() Keremi bol RABB’im; güzelden aldığını güzele verir, gönüllerde olanı şüphesiz görür. Cümlenize selam olsun, kayguyu silenlerden ALLAH’ım RAZI gelsin. ![]() Korkuyu sildiğimiz, kayguyu böldüğümüz günden, Sevgiliye dolduğumuz güne geldik. ‘Dur!’ demeden duramazsın, DOST ADI’nı kaygularda göremezsin. YUNUS ![]() Kendime almadığım kayguyu başkasına asla vermem RABİA ![]() Bağımsız olan gönlüne kement vurma, usun ile kaygu kurma MERYEM |