![]() Şaki diye baktığın, sakiye dönüşür. Küfre yer verdi diye arkanı döndüğün, bülbül misali konuşur. ![]() Şakiye niyaz desen, senin benim malıma; sakiye niyaz desen, cümlemizin gönlüne. ![]() Çevrede olan şaki yanınıza gelemez, gelse de aradığını bulamaz! MERYEM ![]() (Sakilik şakilik bizden mi, yoksa O’nun MURADI mıdır?) Parmağımı bir noktaya koydum, bir damla suya doydum, gelen giden saydım… Kimi aldığına sevinir, kimi verdiğine övünür, kimi ‘Bilmem.?’ diye dövünür. Saki suyun başında ise, vermek, görevidir. (Onu suyun başına getiren kim, kendi hizmeti mi, ALLAH himmeti mi?) Noktaya parmak koyduk ya, olanı olduğu yerde saydık ya… Saki himmet ile bulur, şaki hizmet ile… (Şaki kime hizmet eder?) Kimin varlığını aldıysa, kimi yokluğa koyduysa (Yani, ‘LEVH-i MAHFUZ’ da bir kul için ‘Şaki’ veya ‘Saki’ diye yazılmaz mı DEDE’ciğim?) Kul şer düşündüğünde şakidir, cehennemdedir, yani cehildedir. Her yaratılmışta, hem saki, hem şaki bilgisi mevcuttur; kul, hangisini kullanacağını niyet eder. |