
Yosun denizin dibinde,
kumun kökünde olduğu müddetçe değerlidir.
Güneşe çıkışta değerini kaybeder.
Ne kadar deryanın derinliğinde olsa da,
suyun yüzüne çıktı mı, güneşten aldı mı;
yokluğa mahkumdur.
‘Ne demektir?’ dendi.
Mevzusu oldu.
Yetiştirilen nasıl yozar?
Deryada yetişenin yozması,
çok ağır imtihanlarla geri iadesini sağlar.
Yosun kökünden ayrılmamalı,
suyun yüzüne çıkayım dememeli.

Deryada gördüğün, yosundur dediğin;
deryanın meyvesidir.
‘Toprağa vermez, kulu beslemez.’
denirse de yanlıştır.
Hayır.
Balığa yem olur, kulu dolayısı ile besler.

Yüzeyde kalan yosun,
sahile vurur,
çöp diye attırır.
Deryada olduğu müddetçe değerini bulur.

Tuzun verdiği, yosundan gördüğüdür.
Yosundan alır mı hiç?
Yosunun çürüdüğü görülür mü?
Neden? Bünyesini tuzun katladığından.

Doyumu bulacak, yosundan soracak isen;
çözümü bizdedir elbet.
Ne var ki, bilginize günü geldikte verilir.
Kainatta bir düğüm daha öylece çözülür.

Yosun: yaratan değil, koruyucu yaratılandır.
Keman kucaklar ses ile,
yosun kucaklar az ile,
su kucaklar sevgi ile.
Her yaratılanın bir kucaklayıcısı olur.
Yosun, su ile yaratılışını birbirinde bulur.
Yosunun özelliği odur.
Özden arınmak, yorumdan korunmak.
Denizdeki yosun, derinlere indiğinde görülür.
Kayadaki ağaçtaki yosun,
yükseklere çıktığında bilinir.
Bunları çözebildiğin gün,
kendi ÖZ benliğine dönmüş,
hakikate dönmüş olacaksın.
(Şifa için mi?) Elbet.