Yorum
2
  Mendil dört köşedir biliniz.
‘Bir ucu sarkarsa, dökülür.’ dersiniz.
Yumuşak yorumda, dört ucu bağlı görülür;
öyle oldukta, dökülene nasıl yer kalır?

28
YUNUS’um geldim.
Gönüle koyun diye,
yolunuzu alın diye yazarız.
Manayı açmak gönüle göredir.
Açık yazmak miyarımın ölçüsüdür.

4
  Dedim, sözüm karlı dağlar misali;
 gelip güneşi görür, karları erir,
dağların başı açılır.
Sözüm de öyledir;
mayalanır örtülür, örtü açılır.
 Anında bilmezsen, gelende çözersin.

16
Güzellik, görülende, içine girilendedir.
Her olayı kul kendi bünyesince tefsir eder.
Kimi ‘Güzel.’ der, kimi kusur arar.

14
KUR’AN’ı olduğu gibi okursun,
‘AMİN.’ dersin geçersin.
Tefsir deyip okursan, yolunu öğrenirsin.
Okuyup geçmek mi,
yolunu bulmak mıdır güzel?
Okuyuş, hafızınkidir güzel;
biliş, açıklanandır güzel.

25
Her söz bir mana içindir.
Ne var ki alan,
kendi nefsine göre yorumlar.

20-2
Başın saç ile örtülüdür.
Saçı kesersen garip gelir.
Göz görür.
Gören göz, duyan kulak ile değer kazanır.
Kulak duymaz ise,
olay kendi zaviyesine göre yorulur.

22
yormak, üzerine yakıştırmak.

5
‘Verileni aç.’ diyen,
ağacın altında ağzına meyva bekleyendir.
Almayı bilmek, bileni sormak,
verileni çözmek; yoluna hizmettir.

26-1
yorumun hududu yoktur.
Nasıl ki tarla dört yönlüdür.
‘Tarlanın bir yönü.’ dediğinde,
her kul gördüğü yönü tarif eder.
Asıl olan dört yönlü tariftir.
Bu da dünya kulunun gücünde değildir.

1 mayıs
Bizden gelen teşbihtir,
kula verilen yorum.
Her kul yoluna göre yorar.

14
Verdiğim tefsir değildir, özdür.
Tefsir, niyete uyanı vermek;
öz, olduğu gibi söylemektir.
Bir duayı, yüz arif yüz çeşit tefsir eder.
Arif dedim, hata yok.
Çünkü her arifin, zevki de ayrıdır.

4
Ulema ilmini gönlünce yorumlar,
yorumda hata aranmaz.
Usta muayyen ölçüde masa yaptığı halde,
birbirine uyduramaz.
 Çünkü aldığı kereste,
birbirinin aynı değildir.
Yazanın yazdığı,
okuyanın niyetine göredir.
Onun için, her kulun çözümü bir olmaz,
‘Hatalısın.’ diye ona itiraz edilmez.
Bir ağacı düşünün, her bir yönü ayrı çeşittir.
Ayrı yönlerden gören, gördüğünce tarif eder.
Ayrı tarif ediş hatalı mıdır?
YUNUS

5
Yorum neye yapılır?
Dört yol ağzına geldikte,
‘Hangi yoldan gidersem çabuk varırım.’ diye.
Yoksa hangisi daha güzel diye değil.

13
şarkıyı özürlü bulursa; hata, çözümündedir.
YAZAN, gönlüne uyanı verir.
‘Çözeyim.’ diyenin gönlüne uymazsa;
hata YAZAN’da değil, çözeyim diyendedir.

5 aralık
tefsirinde hata olmaz,
sadece görüş ayrı yerdedir.
Ağacın her yönü bir midir?
Doğudan bakan başka,
batıdan bakan başka türlü anlatır.
Çünkü o yönden görür.

27-1
Kul kendini bildi mi?
Yaratılış sırrını buldu mu?
Halbuki KİTAB'ı eline verildi;
'Senin sırrın!' denildi.
'Oku bilesin, oku çözesin, oku çizesin.' dendi.
(İkra?) EYVALLAH.
Hala ne bilindi, ne çözüldü, ne çizildi.
Kıyamete kadar okunur,
bilindiği anda çözülür,
 çözüldüğü anda çizilir.
İşte ona kıyamet denilir.
KUR'AN'ın sırrı odur.
KUR'AN da sırdır.
Oku, oku, oku.
'Hangi dilde okusam?' denir.
Hangi dilde çözersen.

21 mayıs
Çözemediğiniz yorumda
kainattan örnekler alınız,
öylece çözüme çalışınız.

4 haziran
Açmayan çiçeğe tomurcuk denir,
öyle de sevilir.
Ne var ki açılması beklenir.
 Sözlerimizin yorumu da öyledir.
Açamadığını didikleme.
Bekle.
Nasıl olsa açılır.

23 temmuz
Olayları çukurda değil,
düze çıkarıp yorum verin.

29 temmuz
Her yorumda olumun özelliğini veririz,
her olayda güzelliğini görürüz.

26
Her çeşit aş sofraya konur,
ne var ki her kul sevdiği aşa el uzatır.
Onun için yorum, zevk ölçüsü diye alınır.
Neticede her kul midesini doldurur.

11
Duyanın duyduğu gerçektir, yorduğu hayal.
Sevenin sevdiği gerçektir, uyuduğu hayal.

4
Kul olaylara dilediği yönden değil
her yönden bakarsa;
o zaman düzlüğü bulur.

10-2
Almayı dileyen, çözmeye yer veren
her kulu ile beraberiz.


21-2
DOST'un yorumu, DOST'a posttur.

4 mayıs
Her verilen önce madde süzgecinden geçirilir,
sonra mana yorumunda oluşturulur.

13
Her kul KUR'AN okur, amma, bilen inletir.
Her kul görür amma, kainatı çözen anlatır.

16
Yapıyı her gelen ayrı anlatır
amma, aynı yapıyı söyler.

13
Yerde yaratılan vardır, gökte bilim.
Yorum elbet yeterli gelmez,
çünkü bilime kulun aklı ermez.
'Armağan verdik.' dense,
olmuş meyve yense;
yorum dünyadan gelir.
Bilinen başka, bilim başkadır.
Görünen bilinendir.
'Örtüyü açalım.' diyene de ki:
Gücün yeterli gelmez.

20
“...Dağılan her konuyu bilen toplar,
bilmiyen katlar.
Eksilen her damlası,
kendinden geleni azaltır”
dedi, YUNUS’um

6
Mana yorumu her kulun kendindedir!
ALİ

2 aralık
Gönül kırdıysan, eğitilmiş değilsin;
yorum yaptıysan eğitilmiş değilsin.
Yorumdan maksat,
'işimi böyle mi yapsam, öyle mi?..' dedin mi,
eğitilmiş değilsin.
Her işinde;
'ALLAH'ım YAZDIĞI gibi işlerim,
ALLAH'ımın YAZDIĞI gibi düşlerim.' dediğin gün,
eğitildiğin gündür.

21
Gerçek, bilinçte tektir,
yapıtta çeşit, yorumda paylaşılır.
Öyle paylaşılır ki,
kişilerde ayrı TANRI bilinci sergilenmiştir.
ALİ

29
Yorum, benzetmeye denir.
EYYÜB

1 mayıs
“...Yorum, düzene aykırı geldiğinde yerini bulmaz;
kul dilerse, yorumda kendini görmez.
Unutulmasın; her ata eğer vurulmaz!”
dedi, YUNUS’um

Her kulu, kendi bildiğince yorumlar!

17
 “...O’nun ile olduğum,
cümleyi O’ndan bildiğim günde;
‘Bilmece?..’ dediğimi sildim,
‘Yorumsuzluk.’ dedim güldüm.”
dedi, YUNUS’um

10
Derdim, benim yorumum!
YESEVİ

26
“Yorumdan kaçamadım,
bilgimi açamadım.’ denilirse,
deyiniz ki: ‘Yorum,
her olaya güzeldir diyenden gelmeli.’
“Dünü günü ayrı görenin yorumunu,
kendisinde bırakalım.” dedi, YUNUS’um

22
Kurallar asla değişmez,
bilmeyen kul gelişmez;
sevgi yok ise yorumda,
arasa da buluşmaz.

29
“...Her konuyu görevince yordukta
gerçeği bulmuş oluruz,
nefsimizi DOST’a katmış oluruz.”
dedi, KAYGUSUZ
 
14 eylül
(Yorumsuz cümleniz yok mudur?)
Doğuşun bilincinde;
ölüşün yolundan görülür.
Doğum ve ölüm dahi, yoruma tabi tutulur.
Öyle ise her kulu
bilincinde kendi ÖZ'ünü yoklamalı,
gerçek ile katlamalı,
asla vehim katmamalı.
(Yani görevler de,
hizmetler de yoruma tabidir?)

Yapının özelliği,
YUNUS misali dergahta uygulandığı günde,
yorum değil bilim vardır.
MEVLÂNA-YUNUS söze gelir,
gerçek bilgi verirse,
gerçek olduğuna şüphesiz inanılır ise;
O gün, bu gündür.
O gün yaşanan, bu gün yaşanır.
Kuşlar kuş olmanın bilincindedir,
asla yorum yapmazlar.
Kul olmanın bilincine ermek için,
yorum yapma gereği vardır.

9
RESULÜ’nü bilen,
yorumda hataya düşmez.

23
Her yorumda karıncanın sözü vardır,
kartala kadar;
kelebeğin süsü vardır,
bülbüle kadar…
Her yaratılanın yorumunda,
gerçek büyür daha büyür.

9
“Bağ bizim, üzüm sizin,
cümlesi HAK’tır sözün;
ne dünde, ne bu günde,
kalmadı HAK’tan gizin.
Açık gelen her sözde örtü arayana gülelim,
‘HAK, günü geldikte açar perdesini.’ diyelim.”
dedi, YUNUS’um

4
“...Hiçbir konudan, bağımsız olarak,
diğer konuya geçemezsin;
açılmayan MEYDAN’ı seçemezsin.”
dedi, HAMZA DOST

KAYGUSUZ sözü aldı:
“Her satırın bağladığı konuyu
bir kitapta ararsan, yanılabilirsin.
Çevrende ara ki,
kendi yorumunu kendin yapabilesin...”

10
“...Dağlarda aradığınız güzeli ovaya sorsak,
kendince yorumlar.
Almayı diliyor isek,
NAS ile kendimize danışalım,
kendi ÖZ’ümüz ile konuşalım.
Dilden dile yorum,
yaprağı dökülmüş dala benzer.”
dedi, SARI ANA

31
“...Her kişi kendinden kendine yoruma düşer,
seyirde bilmediğine şaşar.”
dedi, YUNUS’um

18
“Yumuşak alınırsa vergimiz,
birbirine eklenir sözümüz.”
dedi, HACI BAYRAM

14
“Her varolan, yaratılmışlığın yorumunu bilir;
ne var ki, örtülü perdeyle oturur.
Açalım-geçelim,
BİR’lik kabından KEVSER ŞARABI’nı içelim.”
dedi, KAYGUSUZ